Diyarbakır'da küçük Narin'in katledilmesiyle ilgili yargılamanın ardından, Nevzat Bahtiyar’ın yakınları adliye çıkışında silahla yakalanınca kendilerini yeniden hakim karşısında buldu.
Narin Güran cinayeti davasında 17 yıl hapis cezasına çarptırılan Nevzat Bahtiyar'ın yakın çevresi, mahkeme çıkışında büyük bir skandala imza attı. Karar duruşmasının hemen ardından Diyarbakır Adliyesi yakınlarında şüpheli hareketler sergileyen bir araçta yapılan aramada, Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar ve kardeşi Mehmet Bahtiyar’ın üzerinde iki ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Yargı süreci hız kazandı
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından resmen kabul edildi. İddianamede, sanıkların "Ruhsatsız ateşli silah taşıma ve bulundurma" suçlamasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları talep ediliyor.
Yunus timlerinin dikkati yakalattı
Adliye çevresinde kuş uçurtmayan Yunus timleri, park halindeki bir otomobilin içindeki kişilerin tedirgin tavırlarını fark ederek müdahale etti. Yapılan detaylı aramada, araç içerisinde iki adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda mühimmat bulundu. Gözaltına alınan İbrahim Bahtiyar tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Mehmet Bahtiyar ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Savunmalar mahkemeyi ikna etmedi
İddianameye yansıyan ifadelerde sanıklar, birbirlerini korumaya yönelik çelişkili beyanlarda bulundu. İbrahim Bahtiyar, ailesinin tehdit altında olduğunu öne sürerek silahları internet üzerinden temin ettiğini iddia etti. Amca Mehmet Bahtiyar ise yeğeninin taşıdığı silahlardan haberdar olmadığını savundu.
Ancak mahkemenin değerlendirmesi, bu savunmaların aksini işaret ediyor. Silahların araç içerisinde herkesin görebileceği bir konumda olması ve Mehmet Bahtiyar'ın aracın kontrolüne hakim olması, mahkeme heyeti tarafından "suçtan kurtulmaya yönelik bir çaba" olarak nitelendirildi. İbrahim Bahtiyar'ın silahların kendisine ait olduğuna dair beyanları ise amcasını sorumluluktan kurtarma girişimi olarak değerlendirildi.