Diyarbakır'da kayyım uygulamasının yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen basın açıklaması, geniş bir katılımcı kitlesine ev sahipliği yaptı. Açıklama, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu tarafından Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi önünde düzenlendi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Emin Ay da etkinliğe katılarak destek verdiler. Etkinlikte, kayyım uygulamasının sona ermesi ve yerel yönetimlerin demokratik özerklik hakkının güvence altına alınması talepleri dile getirildi.
Demokratik Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesi
Kayımların addı düzenlenen basın toplantısında, kayyım uygulamasının on yılı aşkındır sürdüğüne dikkat çekildi. Bu dönemde yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal krizlerin üzerinde durulurken, kayyım atanan Batman Belediyesi Eşbaşkanı Gülistan Sönük önemli açıklamalar yaptı. Sönük, "Eğer devlet barış tesis etmek istiyorsa somut adımlar atmalıdır. Kayyımları kaldırmalıdır" diyerek mevcut durumun aciliyetine vurgu yaptı. Ayrıca, demokratik bir Türkiye inşasında Kürt halkının iradesinin tanınmasının gerekliliği de ön plana çıkarıldı. Bu açıklamalar, kayyım uygulamasının yalnızca bir yönetim biçimi olmadığı, aynı zamanda bir hak gaspı olduğunun altını çizdi.
Seçme ve Seçilme Hakkının İhlali
DEM Parti Diyarbakır İl Eşbaşkanı Yunus Muratakan, kayyım politikasının halkın temel demokratik hakkı olan seçme ve seçilme hakkını ihlal ettiğini belirtti. Muratakan, kayyım uygulamalarının sadece belediyelere yönelik müdahaleler olmadığını, aynı zamanda Kürt halkının demokratik kazanımlarını, toplumsal örgütlenmesini, dil ve kültürünü hedef aldığını vurguladı. Bu sözler, toplantıda dikkat çekici anlar arasında yer aldı ve katılımcılardan büyük destek gördü. Muratakan, bu tür uygulamaların halkın iradesini yok saydığını bildirerek, toplumun temel haklarının korunmasının önemini ön plana çıkardı.
SON VERİLMELİ
Toplantıda kayyım uygulamasına son verilmesi çağrısı yapılarak, yerel yönetimlerin demokratik özerkliğinin güvence altına alınması istendi. Ayrıca, anadilde eğitim, kültür ve sanat alanlarındaki engellerin kaldırılması gerektiği ifade edildi. Kayyım dönemiyle birlikte kapatılan kadın kurumları, kültür merkezleri ve halkın demokratik katılım mekanizmalarının yeniden açılması talep edildi. Bu bağlamda, halkın kendi yönetiminde söz sahibi olabilmesi için gereken adımların atılması gerektiği vurgulandı. Bu talepler, toplantıya katılanlar tarafından coşkuyla karşılandı ve toplumsal dayanışmanın önemine işaret etti.

Hesap Verebilirlik ve Şeffaflık İhtiyacı
Açıklamanın son bölümünde ise demokratik kurumlara, sivil toplum örgütlerine yönelik baskıların son bulması için çağrılar yapıldı. Kayyım dönemi boyunca belediyelerin kaynakları, taşınmazları ve kamu malları konusundaki işlemlerin şeffaf biçimde denetlenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, halkın kaynaklarının hesabının verilmesi ve belediyenin işleyişinin şeffaf hale getirilmesi talep edildi.