Demokratik Dil Kurumları tarafından düzenlenen Kürt Dil Konferansı, dilin sadece evlerde değil, hayatın her alanında birincil iletişim aracı haline getirilmesi için kapsamlı bir yol haritası belirledi.
Diyarbakır’da gerçekleştirilen ve “Statüden eğitime kadar müzakere için yeni bir çerçeve” ana temasıyla toplanan Kürt Dil Konferansı, dilin kamusal alandaki varlığını güçlendirecek radikal kararlara sahne oldu. Konferansta, asimilasyon politikalarına karşı toplumsal inisiyatifin önemi vurgulanırken, Kürtçenin gündelik yaşamın her hücresine nüfuz etmesi için atılacak adımlar masaya yatırıldı.
Asimilasyonun panzehiri: Kürtçe yaşam alanları
Konferansın dikkat çeken başlıklarından biri, dilin korunmasında ailenin ve mekânın rolü oldu. Yazar Dilawer Zeraq, asimilasyonun sadece yasaklarla değil, yaşam alanlarının dönüştürülmesiyle gerçekleştiğine dikkat çekti. Zeraq, “Dışarıdaki dilin içerideki dilin yerini almasına izin vermemeliyiz. AVM’lerden sokaklara kadar her noktada Kürtçe konuşulan yaşam alanları inşa etmemiz gerekiyor” diyerek, dilin ev hapsinden kurtarılması gerektiğini savundu.
Kentlerin kimliği Kürtçeyle yeniden inşa edilecek
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Dil Koruma ve Geliştirme Şube Müdürü Tahir Baykuşak ise dilin görünürlüğünün artırılması için uluslararası modelleri işaret etti. Bask ve Katalonya örneklerini hatırlatan Baykuşak, kayyım döneminde kesintiye uğrayan dil çalışmalarının hızla telafi edilmesi gerektiğini belirtti. Baykuşak, “Kentlerimizi tabelalardan sokak isimlerine kadar Kürtçeyle donatmak, kamusal peyzajı dilin ruhuna göre yeniden düzenlemek zorundayız” ifadelerini kullandı.
Toplumsal inisiyatif ve dil stratejisi
Dil meselesinin sadece devlet politikalarına terk edilemeyecek kadar hayati olduğunu belirten Zeki Peker, “Yukarıdan aşağıya yasalarla değil, aşağıdan yukarıya toplumsal çabayla dili kurtarabiliriz” diyerek, zihniyet değişiminin önemine vurgu yaptı. Konferansın son oturumunda, dilin korunmasının bir temsil kriteri haline getirilmesi gerektiği ve Kürtleri temsil eden herkesin bu dili bilmesinin şart olduğu üzerinde uzlaşıldı.
Konferanstan çıkan kritik kararlar
İki gün süren yoğun tartışmaların ardından alınan kararlar, Kürtçenin kurumsallaşması için bir milat niteliği taşıyor:
Kurumsal dönüşüm: Kurum içi yazışmaların ve resmi internet sitelerinin ana dilinin Kürtçe olması, diğer dillerin çeviri olarak eklenmesi kararlaştırıldı. Ayrıca, Kürtçe bilmeyen personel için zorunlu dil atölyeleri başlatılacak.
Yeni yapılar: Kürt Dili Kurumları Konfederasyonu/Komünü kurulacak. Yerel yönetimlerde Kürt Dilini Geliştirme ve Koruma Daire Başkanlıkları oluşturulacak.
Eğitim ve yayıncılık: Çevrim içi bir dil okulu kurulması, çocuk merkezleri ve kreşlerde Kürtçe eğitimin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca, kültürel yayıncılık yapacak bağımsız bir televizyon kanalı ile Kirmanckî/Zazakî için özel bir akademi kurulması karara bağlandı.
Kültürel takvim: 15 Mayıs Kürt Dili Bayramı’nın festival havasında kutlanması ve konferansın iki yılda bir düzenli olarak yapılması benimsendi.