Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi'nde yürütülen kazılarda, dünya madencilik tarihine ışık tutacak 9 bin yıllık bir işlik alanı gün yüzüne çıkarıldı.
Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun liderliğindeki ekip, bu yıl mayıs ayında başladığı çalışmalarda önemli bulgulara ulaştı. Çalışmalar, yaklaşık 50 yıl sonra yeniden batı alana yönelindi.
İşlik alanında 42 malakit ve bakır nesne bulundu
Ekip, işliğin merkezinde ve çevresinde 25, daha geniş alanda ise toplam 42 adet malakit ve bakır nesne tespit etti. Buluntuların bazıları işlenmiş, bazıları yarı işlenmiş, bazıları da ham malzeme olarak dikkat çekiyor.
Sarıaltun, bu durumun Çayönü'nde bilinen uzmanlaşmanın madencilik alanında da sürdüğünü gösterdiğini söyledi. Taş alet teknolojisini yapan ustaların, kemik alet yapan ustalarla birlikte bakırcılığın da başladığı yer olarak öne çıktığını belirtti.
M.Ö. 6900-6800'lere ait bir işlik alanı
Sarıaltun, bulunan işliğin Çanak Çömlekli Neolitik döneme ait olduğunu, yani M.Ö. 6900-6800'lere tarihlendiğini vurguladı. Bu bulgu, Çayönü'nde M.Ö. 9100'lerde başlayan madenciliğin en az 3 bin yıl boyunca kesintisiz sürdüğünü gösteriyor.
İşliğin 5 metrekarelik bir alanda olduğunu ve sınırlarının bütünüyle izlenebildiğini kaydeden Sarıaltun, alanın çevresinde en az altı dikme deliği bulunduğunu aktardı. Bu deliklerin, çalışan ustalar için yapılmış bir gölgeliğe ait olduğu değerlendiriliyor.
Proto-Hassuna dönemine ait çanak çömlek bulundu
Kazılar sırasında batı alanda, daha önce bilinmeyen bir döneme ait verilere de ulaşıldı. Ekip, Çanak Çömlek Neolitik dönemin en erken aşamalarından Proto-Hassuna dönemine ait çok iyi nitelikte çanak çömlek tespit etti. Bu dönem, M.Ö. 6800-6600'lere tarihleniyor.
Sarıaltun, Karbon 14 ve analiz yöntemleriyle tam tarihin önümüzdeki yıl netleşeceğini söyledi. Çayönü'nde bu yıl ayrıca kemik, taş alet, çakmaktaşı ve obsidyen işlik alanları da bulundu.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Çanakkale Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Büyükateş, Çayönü çalışmalarının üniversitenin öne çıkan bilimsel faaliyetlerinden biri olduğunu belirtti. Büyükateş, ekibin yeni keşiflerle gururlandırdığını ifade etti.