Diyarbakır’da uzun yıllardır kullanılan çok dilli yön tabelaları yeniden tartışma konusu oldu. Tartışmaya Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak’tan kapsamlı bir açıklama geldi.
Bucak, Türkiye’nin resmî dilinin Türkçe olmasına karşı çıkmadıklarını belirterek meselenin Türkçenin konumu değil, ülkede konuşulan diğer dillerin kamusal alandaki varlığı olduğunu vurguladı.
Kürtçe yön tabelalarının Diyarbakır’da 2014 yılından bu yana kullanıldığını hatırlatan Bucak; Kürtçe, Zazaca, Süryanice ve Arapçanın bu coğrafyanın toplumsal, kültürel ve tarihsel mirasının parçaları olduğunu ifade etti.
Bir şehrin dili, yalnızca kelimelerden ibaret değildir. O dil, bir halkın hafızasıdır; annesinin ninnisi, çocuğunun ilk sözü, sokağının sesi, geçmişten geleceğe uzanan yaşam damarlarıdır. İnsan, daha anne karnındayken kendi dilinin ezgisiyle buluşur. Bu nedenle söz konusu bizim…
— Serra Bucak (@serrabucak) September 10, 2026
“Bir dilin yaşamasından neden korkulsun?”
Serra Bucak, X hesabından yaptığı açıklamada, bir kentin dilinin yalnızca sözcüklerden oluşmadığını; halkın hafızasını, geçmişini ve gündelik yaşamını taşıdığını belirtti.
Diyarbakır, Mardin ve Dersim gibi kentlerde farklı dillerin binlerce yıldır konuşulduğuna dikkat çeken Bucak, “Bir dilin yaşamasından neden korkulsun?” diye sordu.
Bucak’a göre bu dillerin korunması, yalnızca o dili konuşan toplumların değil, ülkede yaşayan herkesin ortak kazanımı niteliğinde.
Yerel hizmetlerde anadil vurgusu
Yerel yönetimlerin halka en yakın kamu kurumları olduğuna işaret eden Bucak, belediyelerin yurttaşlarla kendi dillerinde iletişim kurmasının doğal olduğunu söyledi.
Temel iletişim, gündelik belediye hizmetleri ve kamusal yaşamda farklı dillerin kullanılmasının toplumu ayrıştırmayacağını savunan Bucak, insanların kendi dilleriyle görülmesi ve anlaşılmasının eşit yurttaşlığın temel koşullarından biri olduğunu ifade etti.
“Bir dili yaşatmak diğerini yok etmek değildir”
Türkçenin resmî dil statüsüne itiraz etmediklerini yineleyen Bucak, Türkçenin varlığının diğer dillerin yok sayılmasını gerektirmediğini kaydetti.
Bucak, “Bir dili yaşatmak, başka bir dili yok etmek değildir” diyerek Kürtçenin kamusal alanda görünür olmasının Türkçeye karşı bir tutum şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Diller arasında ayrım yapılmasına karşı olduklarını dile getiren Bucak, bir dili kabul edip diğerlerini kamusal yaşamdan dışlamanın ayrımcılık oluşturduğunu savundu.
Barışın bir parçası olarak dil
Açıklamasında dil meselesini barış ve eşit yurttaşlık başlıklarıyla birlikte ele alan Bucak, barışın yalnızca çatışmaların sona ermesi anlamına gelmediğini söyledi.
Kalıcı barışın farklı halkların kimliklerine, kültürlerine ve dillerine saygı gösterilmesiyle mümkün olabileceğini ifade eden Bucak, çok dilli belediyecilik politikalarını sürdürme mesajı verdi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı, kentte konuşulan dillerin sokaklarda, kamusal hizmetlerde ve sosyal yaşamda görünür olması için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.