CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Halep’in Kürt mahallelerinde yaşanan gelişmelerin Türkiye’deki yurttaşların ortak duygularını etkilediğini söyledi.
“SIRADAN BİR DIŞ POLİTİKA HABERİ DEĞİL”
Tanrıkulu, Halep’in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinin boşaltılmasına ilişkin haberlerin kamuoyunda “sıradan bir dış politika gelişmesi” gibi değerlendirilmesine tepki gösterdi. Sınırın öte tarafında yaşananların Türkiye’deki toplumsal yapıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Tanrıkulu, bu durumun bir “ortak duygu” meselesi olduğunu ifade etti.
SINIRLARIN ÖTESİNDE HİSSEDİLEN ACI
Sınırların yalnızca coğrafi çizgilerden ibaret olmadığını vurgulayan Tanrıkulu, Halep’te yaşananların Türkiye’nin farklı şehirlerinde de hissedildiğini dile getirdi. Bu durumu şu sözlerle anlattı:
"Halep’te bir yer boşaltıldığında, sadece orası boşalmıyor; insanların içi boşalıyor. Cihanbeyli’de, Kulu’da, Konya’da iç eksiliyor. Çiğli’de, Karabağlar’da aynı duygu yaşanıyor. Sultanbeyli’de, Bağcılar’da, Esenyurt’ta aynı duygu yaşanıyor. Bu, sınır ötesinde yaşanan sıradan bir dış politika meselesi değildir."
İNSAN HAKLARI RAPORLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Tanrıkulu, geçmişte Suriye’de yaşanan hak ihlallerine ilişkin olarak referans alınan raporların bugün dikkate alınmadığını savundu. TBMM’nin 2011 yılından itibaren Suriye’deki ağır insan hakları ihlallerini değerlendirirken Suriye İnsan Hakları Gözlemevi raporlarını esas aldığını hatırlatan Tanrıkulu, bu konuda şu ifadeleri kullandı:
"Bu Parlamento, 2011’den itibaren Suriye’de yaşanan ağır insan hakları ihlallerine bakarken Suriye İnsan Hakları Gözlemevi raporlarına bakıyordu. Peki şimdi neden bakmıyorsunuz? Bir bakalım o raporlara; Halep’te hangi insanlığa karşı suçların işlendiğini hep birlikte görelim"
KOBANİ AÇIKLAMALARINA TEPKİ
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in Kobani sürecine ilişkin açıklamalarına da değinen Tanrıkulu, bu sözleri “itiraf” olarak nitelendirdi. Çelik’in, “Obama aradı, sınır kapılarını açtık” yönündeki ifadelerine ilişkin şu soruları yöneltti:
"Dün Sayın Ömer Çelik, 'Kobane düştü düşecek denildiğinde, Obama Cumhurbaşkanımızı aradı, bu telefon görüşmesinden sonra kapıları açtık' dedi. Tam da mesele budur. Obama aradığı zaman mı sınır kapıları açıldı? Peki Kobane’de insanlığa karşı suçlar işlenirken, neden o kapılar daha önce açılmadı?"
KÜRT MESELESİNE YÖNELİK ELEŞTİRİ
Konuşmasının sonunda hükümetin Kürt meselesine yaklaşımını eleştiren Tanrıkulu, bu tutumun ayrımcı olduğunu savundu. Tanrıkulu, Halep’te yaşananlara sessiz kalınmaması gerektiğini belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Oradaki yurttaşlarımızı, onların kardeşlerini, Kürtleri eşit ve gerçek kardeş olarak görmüyorsunuz. Üvey kardeş gibi görüyorsunuz. İşte bu yüzden o kapılar zamanında açılmadı, işte bu yüzden bugün de bu politikalara destek veriyorsunuz. Halep’teki insanlığa karşı işlenen suçlara sessiz kalamazsınız, onay veremezsiniz!"





