Sevda Erdan Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, uluslararası kamuoyunda tartışılan Jeffrey Epstein dosyasındaki Türkiye bağlantılı iddiaların araştırılması gerektiğini ifade etti. Kılıç, söz konusu iddiaların kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açtığını ve belirsizliklerin giderilmesi için parlamentonun hızlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini dile getirdi.

DOSYANIN ULUSLARARASI BOYUTU VE TÜRKİYE İDDİALARI

Kılıç, Epstein dosyasının yalnızca bireysel suç kapsamıyla sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Epstein dosyası; gücün parayla, paranın dokunulmazlıkla, dokunulmazlığın cezasızlıkla buluştuğu kirli bir düzeni gözler önüne serdi. Bu dosyada Türkiye’nin adının geçmesi ise son derece ciddidir. İki yıl önce bu konuda Meclis’e araştırma önergesi verdim. Önergem bekletildi. Aradan koskoca iki yıl geçti. Şimdi aynı iddialar yeniden gündeme geliyor,”

Konuşmada, bazı belgelerde reşit olmayan kız çocuklarının Türkiye’den kaçırılarak adaya götürüldüğüne dair iddiaların yer aldığı ifade edildi. Ayrıca, mahkeme kayıtlarında pilot ifadeleri ile para transferlerine ilişkin raporların bulunduğu yönündeki değerlendirmelere de değinildi.

Kılıç, iddiaların henüz kesinleşmiş bulgular olmadığını vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:

“Bunlar şu an için iddiadır. Doğruysa bu bir insanlık suçudur. Yanlışsa, ülkemizin üzerindeki bu ağır gölge derhal kaldırılmalıdır. Devletin görevi susmak değil, gerçeği ortaya çıkarmaktır”

BELGELERİN TALEP EDİLMESİ VE ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI

Kılıç, Amerika Birleşik Devletleri makamlarından dosyaya ilişkin tüm belgelerin eksiksiz talep edilmesi gerektiğini belirtti.

Konuşmasında ayrıca kayıp çocuklara ilişkin verilerin kamuoyuyla açık şekilde paylaşılmasının önemine dikkat çekti ve şu ifadeleri kullandı:

“Kayıp çocuk verileri şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmalı. Kayıp-ihbar-izleme mekanizmaları güçlendirilmelidir. ABD makamlarından Epstein dosyasına ilişkin tüm belgeler sansürsüz ve eksiksiz biçimde resmi yollarla talep edilmelidir. Uçuş kayıtları, para transferleri, yazışmalar, e-postalar ve tüm temaslar bağımsız ve kurumsal bir incelemeye tabi tutulmalıdır. TBMM, yürütmenin konforuna göre değil; Anayasa’nın ve insanlık onurunun gereğine göre hareket etmeli, derhal bir Meclis araştırma komisyonu kurulmalıdır”

KONUNUN SİYASİ ÜSTÜ OLDUĞU VURGUSU

Kılıç, konunun siyasi tartışmaların ötesinde toplumsal ve insani boyut taşıdığını ifade ederek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu mesele parti meselesi değildir. Bu mesele insanlık meselesidir. Bugün burada susarsak, yarın hiçbir çocuğun gözünün içine bakamayız. Çocukların söz konusu olduğu yerde tarafsızlık yoktur. Ya çocuğun yanındasınızdır ya da suskunluğun. Çocukların hayatı üzerinde kurulan bu kirli düzeni ortaya çıkarmak, siyasi bir tercih değil; insan kalabilmenin son sınırıdır.”

Kaynak: Haber Merkezi