Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde yıllara meydan okuyan geleneksel un değirmeni, modern çağda da buğday öğütmeye devam ediyor.
Değirmen, hem bölge halkının un ihtiyacını karşılıyor hem de ilçenin kültürel mirasını yaşatıyor. Geçmişte köy ve ilçe halkının temel ihtiyacı olan değirmencilik, bugün modern fabrikaların gölgesinde eski önemini kaybetmiş durumda. Ancak Adilcevaz'daki bu tarihi yapı, geleneksel üretim anlayışından ödün vermiyor.
Geleneksel yöntemler hâlâ tercih ediliyor
Değirmende buğday başta olmak üzere çeşitli tahıllar öğütülüyor. Geleneksel yöntemlerle elde edilen unu tercih eden vatandaşlar, burayı sık sık ziyaret ediyor. Değirmenin taşları ve çalışma sistemi, geçmişteki üretim kültürünü bugüne taşıyor. Bu durum, yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda ilçenin köklü tarihinin korunması açısından da büyük önem taşıyor.
Değirmen sahibi: "Gelecek nesillere bırakmak istiyorum"
Değirmen sahibi Fazıl Akkol, bu mirası yaşatmak istediğini dile getirdi. Akkol, "Değirmenimizi babam kurdu, şimdi ben işletiyorum. Eskiden Adilcevaz'da 10 tane değirmen vardı, şimdi ise tek bir tane var. Bunu kapatmak istemiyorum, gelecek nesillere bırakmak istiyorum" dedi.
Müşteri: "Hazır una alışamadık"
Değirmenin müdavimlerinden Hasan Karaaslan ise buraya duyduğu bağlılığı şu sözlerle anlattı: "İyi ki Adilcevaz'da böyle bir değirmen var. Çünkü hazır una alışamadık. Yerli buğdayımızı burada una çeviriyoruz, istediğimiz kıvama getiriyoruz. Endişemiz odur ki değirmen inşallah kapanmaz."