Politika

Bakırhan’dan çözüm süreci mesajı: Sorumluluk iktidarda

Tuncer Bakırhan, çözüm sürecinin devamı için siyasi irade, hukuk ve demokrasi vurgusu yaptı.

Abone Ol

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çözüm sürecine dair son siyasi gelişmeleri değerlendirirken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını “alışılmış kalıpların dışına çıkan” bir adım olarak yorumladı. Bakırhan, sürecin bundan sonraki aşamasının iktidarın sorumluluğunda olduğunu ifade etti.

Bakırhan, “Öcalan’ın 40 yıldır arayıp bulamadığı bir muhataplık bugün kurulmuştur. Bu muhataplık, Sayın Erdoğan’ın iradesi ve Sayın Bahçeli’nin duvarları yıkan yaklaşımıyla ortaya çıkmıştır” dedi.

BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMALARINA TARİHSEL ÖNEM ATFI

Bakırhan, Bahçeli’nin sürece ilişkin açıklamalarının siyasi açıdan önemli olduğunu belirterek milliyetçi siyaset açısından dikkat çekici bir perspektif ortaya konulduğunu söyledi.

“Türk milliyetçiliğinin kurucu partisinin lideri ilk kez bu cesarette bir perspektif ortaya koyuyor. Bunun kıymeti kelimelerle tarif edilemez” ifadelerini kullandı.

HUKUK VE DEMOKRASİ VURGUSU

Sürecin bundan sonraki aşamasının hukuk ve demokratik standartlar üzerinden ilerlemesi gerektiğini dile getiren Bakırhan, yeni dönemin bu alanlarda somut adımlar gerektirdiğini ifade etti.

“Sayın Bahçeli buzları ve duvarları kırdı. Şimdi bu yolu tüm Türkiye için hukuk, adalet ve demokrasiyle döşeme zamanıdır. Coğrafyamız barışa, sandık iradesine, siyasi tutuklular özgürlüğe ve halk bahara kavuşuncaya kadar bizim de sözümüz nettir.”

BÖLÜNME İDDİALARINA YANIT

Bakırhan, Türkiye’nin bölünmesine yönelik iddiaları reddederek, amaçlarının demokratik standartları güçlendirmek olduğunu belirtti. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi talebinin ülke geneline yönelik bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

“Özerk bir Kürt bölgesi tartışması yok. Talebimiz güçlü yerel demokrasi, eşit yurttaşlık ve ortak vatan içinde birlikte yaşamdır. Türkiye bizim de ülkemizdir; kimseye vermeyiz, kimseden de alamayız.”

CUMHURİYET VE DEMOKRASİ TARTIŞMALARI

Cumhuriyetin geleceğine dair değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, hedeflerinin mevcut yapıyı demokratik açıdan güçlendirmek olduğunu ifade etti.

Anayasal vatandaşlık konusuna değinen Bakırhan, etnik referanslardan arındırılmış bir vatandaşlık tanımının toplumsal aidiyeti güçlendireceğini savundu.

“Türk’ün yanına Kürt eklemek gibi bir yaklaşımımız yok” diyen Bakırhan, önerilerinin kapsayıcı bir yurttaşlık anlayışı olduğunu belirtti:

“Etnik olarak nötr bir vatandaşlık tanımı, herkesin bu ülkeye aidiyetini güçlendirir.”

DİL POLİTİKASI VE EĞİTİM TARTIŞMALARI

Bakırhan, Türkçenin resmi dil konumunun tartışma konusu olmadığını ifade ederken, farklı dillerin kültürel zenginlik olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.

“Türkçeyi kendi dilimiz olarak görüyoruz ana dilde eğitim istemek ırkçılık değildir. Kürtçe, Lazca, Çerkesce bu ülkenin zenginliğidir, tehdit değildir.”

Suriye’deki gelişmelere ilişkin konuşan Bakırhan, bölgede sağlanacak istikrarın Türkiye’ye de olumlu yansımaları olacağını belirtti.

SİLAHSIZLANMA VE SİYASİ SÜREÇ MESAJI

PKK’nin silahsızlanmasına dair tartışmalara değinen Bakırhan, bu konunun siyasi ve hukuki düzenlemelerle ele alınması gerektiğini ifade etti.

“Türkiye’nin gündeminde artık silah ve şiddet değil, demokrasi ve hukuk olmalı. Bu konuda gecikme iktidarın sorumluluğundadır.”

SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRI

Bakırhan, sürecin başarıya ulaşması için tüm siyasi aktörlerin sorumluluk alması gerektiğini belirtti.

“Herkes siyasi istikbalini değil, halkın istikbalini düşünmeli. Bu süreci kim sabote ederse 86 milyon affetmez, tarih affetmez.”