AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, Kobani’ye gönderilen yardım TIR’larının “insani yardım görüntüsü” altında siyasi şova dönüştürüldüğünü savundu. Ensarioğlu, sürece ilişkin yaptığı açıklamada, sivil toplum kuruluşları ve resmi makamlarla koordinasyon kurarak yardımların Kızılay ve AFAD aracılığıyla teslim edilmesini önerdiklerini belirtti.
“Bunu söyledikten sonra ısrarla bunları Suruç’a, Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan sokma girişimi siyasi bir şovdur. İnsani bir hamle değil. Bakın o tırlar döndü dolaştı, açıklamalar, durdurmalar, şovlar yapıldı, yine Diyarbakır’a geri döndü. O gün teslim edilseydi bu yardım tırları şu anda o ihtiyaç sahiplerinin elindeydi.”
Ensarioğlu, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın henüz Suriye merkezi hükümetine devredilmediğini, Türkiye’nin de facto olarak açma yetkisine sahip olmadığını ifade etti.
SURİYE’DE KÜRT HAKLARI VE DİL TEMİNATI
Ensarioğlu, Suriye’nin çok kültürlü yapısına dikkat çekerek yeni kurulan yönetimde farklı etnik ve inanç gruplarının haklarının teminat altına alındığını söyledi.
“Kürtçe’nin Suriye’nin ulusal dilleri arasında yer aldığı, dilin geliştirilmesiyle ilgili tüm hakların tanındığı biliniyor. Ancak bir devletin olmazsa olmazları vardır. Sınır kapıları, sınır güvenliği ve merkezi yönetim yetkileri devletin temel unsurlarıdır. Bu mutabakatla zaten bunlar sağlanmıştır.”
ROJAVA GÖSTERİLERİNE PROVOKASYON UYARISI
Rojava’ya destek amacıyla düzenlenen gösteriler hakkında uyarıda bulunan Ensarioğlu, şiddet unsurlarına dikkat çekti:
“Yürüyüşlerde atılan sloganlardan söylenen söylemlere kadar herkesin diline dikkat etmesi lazım. Şimdi az önce silahların bırakılmasından bahsettik ama bu protestolarda, buradaki yürüyüşlerde havai fişekle başlayan, el yapımı bombaya dönen birtakım şeyler var. Yani biz bir taraftan şiddetten arındırırken bir taraftan şiddeti dayatanlar da var.”
BAHÇELİ’NİN ROLÜ VE KAYYIM TARTIŞMALARI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece yaklaşımına değinen Ensarioğlu, Bahçeli’nin ön açıcı ve kolaylaştırıcı rol üstlendiğini belirtti. Kayyım tartışmalarıyla ilgili olarak ise şunları ifade etti:
“Örgüt kendini tamamen feshettiği, iltisak ortadan kalktığı noktada kayyum meselesi de kalmaz. İltisak yoksa kayyum olmaz.”
Ensarioğlu, Meclis komisyonlarının hazırladığı raporların siyasi partilerin ortak imzasıyla sunulacağını ve gerekli yasal veya anayasal düzenlemelerin bu süreçte yapılabileceğini belirtti.
AMEDSPOR’A YÖNELİK IRKÇI YAKLAŞIMLARA TEPKİ
Ensarioğlu, Diyarbakır’ın ve bölgenin ortak değeri olan Amedspor’un aşırı siyasallaştırılmasının kulübe zarar vereceğini söyledi:
“Amedspor bir futbol takımıdır. Amedspor’u siyasallaştırarak kendi ideolojik hedeflerine alet etmek isteyenler, Amedspor’a da Diyarbakır halkına da spor camiasına da en büyük kötülüğü yapmaktadır.”
Ensarioğlu, sporun siyasetin dışında tutulması gerektiğini vurguladı:
“Cenazeyi, düğünü, sporu, takımı her şeyi siyasete alet etmemek gerekir. Diyarbakırspor, Amedspor ve bölgemizin diğer spor kulüpleri bu kentin ve bu coğrafyanın ortak değerleridir.”
“Bugün Amedspor, elde ettiği başarılarla hepimizin gönlünde taht kurmuştur. Amedspor’a yönelik her türlü ırkçı yaklaşımı kesin bir dille kınıyoruz. Ancak bu meseleyi aşırı derecede siyasallaştırmak, hem Amedspor’a hem de spora zarar verir.”





