Almanya’da yaşayan Kürtlerin, kültürel alandan günlük yaşama kadar farklı alanlarda ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığına yönelik iddialar yeni raporlarla gündeme taşındı. Çalışmalarda, bu durumun “çok boyutlu ırkçılık” olarak tanımlandığı ifade ediliyor.
RAPORLARDA YER ALAN İDDİALAR VE BULGULAR
Hazırlanan raporlarda, sistematik saldırıların arka planına dair değerlendirmeler yer alırken, bazı vakaların milliyetçi gruplar ve radikal yapılarla bağlantılı olduğunun belgelendiği ileri sürülüyor. Bu saldırıların bir bölümünün Türkiye kökenli milliyetçi gruplar ve radikal yapılar tarafından gerçekleştirildiği iddiası raporlarda yer alan tespitler arasında bulunuyor.
Araştırmalara göre Almanya’da 1,5 milyondan fazla Kürt yaşıyor ve bu nüfusun ülkedeki en büyük göçmen topluluklardan biri olduğu belirtiliyor.
MANNHEİM’DA YAŞANAN SÖZLÜ SALDIRI İDDİASI
Baden-Württemberg eyaletine bağlı Mannheim kentinde yaşandığı belirtilen bir olayda, sokakta şarkı söyleyen Kürt bir genç kızın sözlü saldırıya uğradığı aktarıldı.
Türk kadın, "Ben Türk'üm, Kürtçe şarkı söyleyemezsin. Kürtlerin burada işi yok" diyerek müdahale etti.
GÜNLÜK HAYATTA IRKÇILIK VE FİZİKSEL SALDIRI İDDİALARI
Kürt karşıtı ayrımcılığın yalnızca sözlü müdahalelerle sınırlı kalmadığı, fiziksel saldırı iddialarının da raporlara yansıdığı ifade ediliyor.
Ocak 2026’da Leipzig tren istasyonunda yaşandığı belirtilen olayda, K. isimli bir Kürt vatandaşının bıçaklı saldırıda yaralandığı aktarıldı. İddiaya göre saldırganlar, mağdurun Kürtçe konuştuğunu fark ettikten sonra saldırıyı gerçekleştirdi.
UZMAN GÖRÜŞLERİ VE AKADEMİK DEĞERLENDİRMELER
Prof. Dr. Çinûr Kaderî, yürüttüğü araştırmalar kapsamında Kürtlerin Almanya’da çok katmanlı ayrımcılığa maruz kaldığını ifade ediyor.
Kaderî, konuya ilişkin toplumsal bilgi eksikliğine dikkat çekerek; siyasi, eğitim ve güvenlik kurumlarında farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini savunuyor.
VAKA VERİLERİ VE KURUMSAL ÇALIŞMALAR
Kürt Karşıtı Irkçılık Bilgi Merkezi verilerine göre Almanya genelinde Kürtlere yönelik 217 olay kaydedildi.
2024 raporuna göre:
- Toplam vaka: 217
Faillerin dağılımı:
- %37,8 Milliyetçi Türk gruplar
- %16,6 Radikal İslamcı gruplar
- %10,1 Milliyetçi Arap gruplar
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE KATEGORİZE EDİLME TALEBİ
Bilgi Merkezi kurucularından Pesar Harîkî, vakaların resmi kayıtlarda ayrı bir kategori olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Harîkî, "Bu neden önemli? Çünkü Kürtlere yönelik ırkçılık vakalarını istatistiksel olarak kaydedip değerlendirebiliriz; böylece Almanya'daki siyaset mekanizması bir tavır geliştirebilir. Bilgimiz ne kadar çok olursa o kadar iyi kararlar verebiliriz. Eğer Kürt karşıtı ırkçılık gizli kalırsa, önemli bir mesele olarak görülmez." dedi.
Harîkî ayrıca, "Kürt karşıtı ırkçılığın Almanya genelindeki polis sistemlerinde ayrı bir suç kategorisi olarak kaydedilmesini istiyoruz. Şimdiye kadar bu vakalar sadece 'Müslüman karşıtı ırkçılık' adı altında kaydediliyordu" ifadelerini kullandı.