Arkeolog Onur Benli ve dağcı Zayim Cemal Altay, Türkiye'nin en aktif volkanlarından biri olan Tendürek Dağı'nın kraterine inerek bölgedeki gaz ve buhar çıkışlarını yakından görüntüledi. Van'ın Çaldıran ile Ağrı'nın Doğubayazıt ilçeleri arasında yer alan Tendürek Dağı, kalkan tipi volkanik yapısı ve 3 bin 533 metrelik zirvesiyle dikkat çekiyor. Son büyük faaliyetini 1855 yılında gerçekleştiren bu devasa dağ, 1100 metre çapındaki geniş krateri ve yaklaşık 300 metreye ulaşan derinliğiyle jeolojik açıdan büyük bir merak konusu olmaya devam ediyor. Onur Benli ve Zayim Cemal Altay, daha önce görüntülenmesi oldukça zor olan bu kraterin derinliklerine inerek, bölgedeki fümerolik faaliyetleri yani gaz ve buhar çıkışlarını detaylı bir şekilde kayıt altına aldı.

Kraterin derinliklerinde gizli dünya
Kraterin içine indiklerinde karşılaştıkları manzarayı tarif eden Onur Benli, bu deneyimin hayatında gördüğü en etkileyici ve dehşet verici görüntülerden biri olduğunu vurguladı. Bölgenin adeta bir cehennem çukurunu andırdığını belirten Benli, kayaların arasından sızan kükürtlü gazların ve yükselen buharların oluşturduğu atmosferin oldukça sarsıcı olduğunu ifade etti. Özellikle buhar çıkışlarının bulunduğu alanları bir ejderhanın ağzına benzeten Benli, kükürt kokusunun ve yer altından gelen seslerin bölgenin ne kadar aktif ve canlı bir yapıya sahip olduğunu kanıtladığını dile getirdi. Bu gözlemler, bölgenin jeolojik hareketliliğinin hala devam ettiğini ve yüzeyin hemen altında ciddi bir enerji kaynağının bulunduğunu gözler önüne serdi.

Sıcaklık değerleri şaşkınlık yarattı
İncelemeleri sırasında gaz çıkışlarının yoğunlaştığı bacalarda özel ölçümler yapan ekip, ulaştıkları rakamlarla bölgenin sıcaklık potansiyelini de ortaya koydu. Onur Benli, bazı bacalardaki sıcaklığın 84 dereceye kadar çıktığını tespit ettiklerini belirterek, krater tabanının yer yer ciddi ısı kaynaklarına ev sahipliği yaptığını gözlemlediklerini aktardı. Bu yüksek sıcaklık değerleri, Tendürek Dağı'nın sadece görsel bir şölen sunmakla kalmayıp, aynı zamanda jeotermal açıdan da ne kadar zengin ve aktif bir bölge olduğunu bir kez daha kanıtladı. Benli, bu eşsiz coğrafyanın turizme kazandırılması gerektiğini ve insanların bu doğa harikasını daha yakından tanıması için çalışmaların artırılmasının önemini vurguladı. Türkiye'nin bu az bilinen volkanik alanını kayıt altına alarak literatüre katkı sağlamayı amaçlayan ekip, bölgenin korunması ve bilimsel araştırmalara açılması gerektiğinin altını çizdi.





