Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde, Ağrı Dağı'nın eteklerinde yükselen ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan İshak Paşa Sarayı, yılın her döneminde yerli ve yabancı turistleri ağırlamaya devam ediyor. Ahmed-i Hani Türbesi, Eski Beyazıt Camii ve müzesiyle birlikte bölgenin en önemli turizm duraklarından biri olan bu tarihi yapı, bugüne kadar 200 bin kişiyi konuk etti. Yetkililer, yıl sonuna kadar bu sayının 250 bine ulaşmasını hedefliyor.

Tarihi ve mimari önemi
Doğubayazıt ilçesinde hakim bir tepede konumlanan İshak Paşa Sarayı, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin en zarif izlerini taşıyor. 2000 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan saray, dünyanın ilk kalorifer sistemine sahip yapısı olarak kabul ediliyor. Osmanlı'nın İstanbul dışındaki en büyük saraylarından biri olma özelliğini taşıyan yapı, mimari detayları, süslemeleri ve eşsiz Ağrı Dağı manzarasıyla ziyaretçilerini büyülüyor. Ağrı Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Ağrı, sarayın 18'inci yüzyılda Çolak Abdi Paşa tarafından başlatılıp torunu İshak Paşa döneminde tamamlandığını hatırlatıyor. Batıdaki Topkapı Sarayı ile doğudaki İshak Paşa Sarayı'nı kıyaslayan Ağrı, yapının her detayının büyük bir titizlikle tasarlandığını vurguluyor. Saraydaki 4 ana taç kapı, hem binaya anıtsallık katıyor hem de Selçuklu mimarisinin tipik plan özelliklerini yansıtıyor. İslam tarihine ait süsleme detayları, 8 kollu yıldızlar, rumi ve sarmaşık motifleri yapının estetik değerini artırıyor. Türbe kısmında ise dönemin Avrupa sanatına özgü gotik ve barok süslemelerin abartılı örnekleri dikkat çekiyor.

Dijital dönüşüm ve ziyaretçi ilgisi
Sarayda ziyaretçi sayısını artırmak için yeni projeler üzerinde çalıştıklarını belirten Erhan Ağrı, dijitalleşme adımlarına odaklandıklarını ifade ediyor. Saraya sesli rehberlik sistemi kazandırmak için çalışmaların sürdüğünü belirten Ağrı, bu sistemin yıl sonuna kadar tamamlanmasını planladıklarını söylüyor. Bakanlık tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları tamamlandığında, sarayın gerçek değerinin daha iyi anlaşılacağı öngörülüyor. Kış mevsiminin sert geçtiği bölgede ziyaretçi sayıları yaz aylarında yoğunlaşıyor. İran, Azerbaycan, Gürcistan, Nahçıvan ve Ermenistan gibi çevre ülkelerin yanı sıra dünyanın dört bir yanından turistler sarayı görmek için Doğubayazıt'a geliyor. Ağustos ayında 30 bin, eylül ayında ise 25 bin ziyaretçi sınırını aşan saray, aylık ortalama 35-40 bin civarında misafir ağırlıyor.

Uluslararası ziyaretçilerin gözdesi
Bölgeye düzenli turlar düzenleyen rehber Ahmet Gülmez, özellikle Avustralya, Amerika ve Kanada'dan gelen turistlerin saraydan çok etkilendiğini belirtiyor. Gülmez, ülkenin doğusunda bu kadar görkemli bir Osmanlı sarayı ile karşılaşmanın ziyaretçiler üzerinde büyük bir şaşkınlık ve hayranlık yarattığını ifade ediyor. Ağrı Dağı'nın eteklerinde, eski Doğubayazıt şehrinin kalıntılarına bakan bu konum, hem manevi hem de tarihi derinliğiyle turistlerin en çok etkilendiği yerlerden biri haline geliyor. Sarayın barok ve Osmanlı etkilerini bir arada sunan mimarisi, yabancı turistlerin bölgeye olan ilgisini her geçen gün daha da artırıyor.



