Ağrı'nın Dönerdere köyünde 80 yıldır ayakta duran taş ve toprak yapılı tek odalı evde yaşam mücadelesi veren 9 kişilik Özer ailesi, Dünyada Son Umut Derneği'nin girişimiyle modern bir yuvaya kavuştu. Aile fertleri, çocukların tezek yığınları arasında yıkandığı, annenin yemeklerini toprak duvarlar arasında pişirdiği o zorlu günleri geride bırakarak yeni evlerine yerleşti. Baba Nizamettin Özer, tırpanla çalışarak okutmaya çalıştığı çocuklarının artık daha sağlıklı bir ortamda yaşayacak olmasından dolayı büyük mutluluk duyuyor. Üniversite sınavına hazırlanan 18 yaşındaki Yağmur Özer ise artık kendine ait bir çalışma masasına sahip olmanın hayallerine ulaşmasını kolaylaştıracağını belirtiyor.

Harabe evden yeni bir hayata geçiş
Ağrı kent merkezine 25 kilometre mesafedeki Dönerdere köyünde yaşayan ailenin dramı, bir köylünün derneğe yaptığı ihbarla ortaya çıktı. Dernek yetkilileri, ailenin yaşadığı evin naylonlarla kapatılmış pencerelerini, tek odalı yapısını ve mutfak ile banyo gibi temel ihtiyaç alanlarının eksikliğini yerinde inceledi. Durumun vahametini gören ekip, hızlı bir şekilde harekete geçerek yeni bir ev inşa etmeye karar verdi. Beton ve bims blok kullanılarak 15 kişilik bir ekiple 10 günde tamamlanan ev, beyaz eşyadan mobilyaya kadar tüm ihtiyaçlar düşünülerek hazırlandı. Aile, eski evdeki tüm eşyalarını geride bırakarak yeni kıyafetleriyle modern yuvalarına adım attı.

Çocukların eğitim hayalleri güçlendi
Yeni evde her çocuğun kendi odasına ve çalışma masasına kavuşması, özellikle eğitim hayatı devam eden gençler için büyük bir moral kaynağı oldu. Üniversite öğrencisi Kader'in yanı sıra tıp fakültesi hedefiyle sınava hazırlanan Yağmur, hukuk okumak isteyen Gamze ve diğer kardeşler, artık derslerine daha rahat odaklanabilecekleri bir ortama sahip. Anne Necife Özer, modern mutfağına kavuşmanın sevincini yaşarken, baba Nizamettin Özer ise çocuklarının geleceği için duyduğu endişelerin yerini güvene bıraktığını ifade ediyor. Dernek Başkanı Onur Akman, ailenin durumunu gördüklerinde hemen harekete geçtiklerini belirterek, İbrahim Çeçen Vakfı ve diğer hayırseverlerin desteğiyle bu köprü görevini başarıyla tamamladıklarını vurguladı. Yağmur Özer, tek gözlü odada imkansızlıklar içinde çalışırken artık kendine ait odasında tıp fakültesini kazanmak için daha kararlı olduğunu dile getiriyor.





