DEM Parti İmralı heyetinin, Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin açıklamada, Öcalan’ın değerlendirmelerine yer verildi. Açıklamaya göre heyet, 16 Şubat 2026 tarihinde İmralı’da yaklaşık üç buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdi.
GÖRÜŞMENİN İÇERİĞİ VE SÜRECE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER
Heyetin açıklamasında, görüşmede geçmiş süreçlerin değerlendirildiği ve şiddet temelli yöntemlerden demokratik siyaset zeminine geçişin öneminin vurgulandığı ifade edildi. Ayrıca sürecin müzakere, demokratik entegrasyon ve toplumsal uzlaşma başlıkları üzerinden ele alındığı aktarıldı.
“16 Şubat 2026 tarihinde İmralı’da Sayın Öcalan ile yaklaşık üç buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdik. Sayın Öcalan görüşmede aşağıda özetleyebileceğimiz önemli değerlendirmelerde bulundu:
'Yaşamım, ailedeki ilk isyanımdan bu yana hep büyük bir tempoda geçti. Halen buna devam ediyorum. Geride bıraktığımız süreç, öz itibariyle şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır.”
KOMİSYON RAPORU VE SÜRECİN İLERLEYİŞİ
Açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde hazırlanan komisyon raporunun toplumsal gerçekliklerle uyumlu olmasının sürecin ilerleyişi açısından önemli olduğu değerlendirmesine yer verildi.
“TBMM Komisyon raporunun temel toplumsal gerçeklerle uyumlu olması gerekir. Sürecin bundan sonraki ilerleyişinde komisyon raporunun bu niteliği son derece önemli olacaktır. “Terörü tasfiye” mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil, çözümsüzlüğü ifade eder.”
DEMOKRATİK ENTEGRASYON VE TOPLUMSAL SÜREÇ VURGUSU
Mesajda, sürecin barış ve demokratik toplum hedefi doğrultusunda ilerlemesi gerektiği ifade edildi.
“Barış ve Demokratik Toplum Süreci, kendini sürekli yeniden değerlendiren, strateji ve taktiğini belirleyen bir süreçtir. Ben, bu toplantımızı Demokratik Entegrasyona bir giriş toplantısı olarak değerlendiriyorum.”
CUMHURİYET, VATANDAŞLIK VE DEMOKRATİK TOPLUM YAKLAŞIMI
Mesajda cumhuriyetin kuruluş süreci, vatandaşlık tanımı ve demokratik toplum yapısına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
“Bir vatandaşlık tanımı meselesi var. Vatandaşlık, devletle kurulan bağı ifade eder. Vatandaşlık; etnisiteye, dile, inanca, düşünce sistemine bakılmaksızın devletle bağlılığı anlatır. Mesela sosyalist mi, kapitalist mi, Müslüman mı, Hıristiyan mı, Kürt mü, Arap mı fark etmez. Hepsi devlete vatandaş olabilir.”
“Ben özgür yurttaş demeyi tercih ediyorum. Anayasal vatandaşlık da denebilir ama özgür yurttaşlık, bundan daha geniştir.”
YEREL DEMOKRASİ VE BÖLGESEL YAKLAŞIM
Mesajda yerel demokrasi vurgusu yapılırken, bunun ayrı devlet anlamına gelmediği ifade edildi. Ayrıca önerilerin bölgedeki farklı toplulukları kapsayan bir yaklaşım olduğu belirtildi.
“Demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olan, bir yerel demokrasinin varlığı ve kurumsallaşmasıdır. Suriye için de önerdiğimiz de budur.”
SİYASİ SÜREÇ VE ŞİDDET KARŞITLIĞI VURGUSU
Mesajda siyasi çözüm yaklaşımının ön plana çıkarıldığı ve şiddetin reddedildiği ifade edildi.
“Bizim meselemizin bir güvenlik boyutu vardır, fakat ondan daha geniş kapsamda siyasi bir boyutu vardır. Çünkü biz siyaset yapacağız. Silah ve şiddet terk edilmiştir. Müthiş bir demokratik siyaset yürüteceğiz. Toplumumuzun ekmek ve su kadar buna ihtiyacı var. Her şey güvenliğe boğulmamalıdır. Güvenlik siyaseti, siyaset de güvenliği esas almalı. Biz siyasi bir topluluk olacağız: Demokratik siyaset topluluğu.”
“Kürtlerin birliği meselesinde gerek Kürtlerin kendi içinde gerek parçalı Kürtlerin kendi aralarındaki ilişki biçimine benim önerim “Demokratik Birlik”tir. Bu, ayrı bir devlet değil, kapsamlı bir demokratik yönetim ilkesidir.”





