Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde sağlık çalışanlarına yönelik sendikal baskı iddialarını Meclis gündemine taşıyarak, yönetimi anayasal sınırları korumaya çağırdı.
Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde sular durulmuyor. Sağlık emekçilerinin sendikal tercihlerine yönelik müdahale iddiaları, kurum içindeki çalışma barışını ciddi şekilde zedeliyor. Devrimci Sağlık-İş Sendikası’nın üyelerine yönelik baskı ve tehdit şikayetleri üzerine harekete geçen Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yaşananları hukuk dışı olarak nitelendirdi.
Örgütlenme özgürlüğüne darbe girişimi
Sendikanın toplu iş sözleşmesi sürecine hazırlandığı kritik bir dönemde ortaya çıkan bu iddialar, hastane personelini huzursuz ediyor. Tanrıkulu’na ulaşan bilgilere göre, bazı çalışanlar sendikadan istifaya zorlanıyor ve tercihlerinden dolayı mobbinge maruz bırakılıyor. Hukukçu kimliğiyle konunun takipçisi olacağını belirten Tanrıkulu, işçilerin iradesine ipotek koymaya çalışan bu tür yaklaşımların kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Hukuki sorumluluk hatırlatması
Sendikal faaliyetlerin engellenmesinin sadece etik bir sorun değil, aynı zamanda ağır bir suç olduğunu belirten Tanrıkulu, Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesini işaret etti. Sendikal hakların kullanımına ket vuran her türlü girişimin anayasal suç teşkil ettiğini hatırlatan Tanrıkulu, üniversite yönetiminin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
Rektörlüğe tarafsızlık çağrısı
Rektörlük makamının kurumun tarafsızlığını korumakla yükümlü olduğunu belirten Tanrıkulu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: İşçilerin anayasal haklarını kullanmalarını engelleyen her türlü zorlamaya derhal son verilmelidir. Sendikal örgütlenme, demokratik bir haktır ve bu hakka yönelik müdahaleler karşısında durmaya devam edeceğiz. Yönetimi, çalışanların özgür iradelerine saygı duymaya ve yasalara uygun bir çalışma ortamı sağlamaya davet ediyorum.