Van Gölü'nün endemik canlı türü inci kefallerinin yaşam döngüsünde kritik bir aşama daha başarıyla tamamlandı. Üreme döneminde akarsulara göç ederek dünyaya gelen yavru inci kefalleri, gelişimlerini tamamlamalarının ardından sürüler halinde Van Gölü'nün serin sularına geri döndü. Van Gölü'nün tuzlu ve sodalı yapısına uyum sağlayan bu özel tür, her yıl nisan ile temmuz ayları arasında üremek için tatlı sulara doğru meşakkatli bir yolculuğa çıkıyor. Annelerinin akarsulara bıraktığı yumurtalardan çıkan milyonlarca yavru balık, nehir yataklarında geçirdikleri büyüme sürecinin ardından akıntıyı arkalarına alarak göl ile buluştu. Bu göç maratonu, türün devamlılığı açısından hayati bir öneme sahip.
Koruma çalışmaları meyvelerini verdi
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Doç. Dr. Mustafa Akkuş, inci kefalinin yaşam döngüsünün oldukça özel olduğunu vurguluyor. Balıkların yaşamlarını gölün sodalı sularında sürdürdüğünü ancak üreme için mutlaka akarsulara ihtiyaç duyduğunu belirten Akkuş, bu süreçte kaçak avcılık ve kuraklığın büyük risk oluşturduğunu ifade ediyor. Ancak 2026 yılı üreme döneminde akarsuların debisinin yüksek olması ve Van İl Jandarma Komutanlığı'nın yürüttüğü sıkı koruma çalışmaları, bu yılki göçün oldukça verimli geçmesini sağladı. Jandarma ekiplerinin sahada gösterdiği kararlı duruş, balık stoklarının korunmasında en büyük etkenlerden biri oldu.
Limanlar yavru balıklarla dolup taştı
Üreme döneminin başarısı, şu günlerde Van Gölü kıyısındaki limanlarda gözle görülür bir şekilde fark ediliyor. Doç. Dr. Akkuş, uzun yıllar sonra limanların inci kefali yavrularıyla dolup taştığını belirterek bu durumun bölge ekonomisi için de büyük bir umut kaynağı olduğunu dile getiriyor. Özellikle akşam saatlerinde kıyıya vuran 300 ile 500 metre uzunluğundaki yavru balık sürüleri, ekosistemin ne kadar canlı olduğunu kanıtlıyor. Limanlardaki her bir yavru balık, aslında gelecekteki balıkçıların sofrasındaki ekmek ve bölge halkı için yeni bir iş kapısı anlamına geliyor. Uzmanlar, bu bereketli tablonun korunması için önümüzdeki yıllarda da aynı hassasiyetle hareket edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.