Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi'nde, beyin kanamasına yol açabilen damar yumağı hastalığı kafatası açılmadan anjiyografi yöntemiyle tedavi edildi. Girişimsel nöroradyoloji ekibi tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonun ardından hasta, sadece 24 saat içerisinde taburcu edilerek evine gönderildi. Van YYÜ Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Saim Türkoğlu, özellikle beyin damar hastalıkları üzerine yoğunlaştıklarını belirterek, bölgede daha önce büyük merkezlere sevk edilen hastaların artık Van'da tedavi edilebildiğini vurguladı.

Kapalı yöntemle hayat kurtaran müdahale
Van YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi bünyesindeki girişimsel nöroradyoloji ekibi, beyindeki damarların anormal şekilde birbirine bağlanmasıyla oluşan ve ciddi hayati tehlike yaratan Arteriovenöz malformasyon yani AVM hastalığını kapalı yöntemle tedavi etti. Kasık ya da el bileğindeki damardan ince bir kateterle girilerek gerçekleştirilen işlemde, beyindeki karmaşık damar yumağına doğrudan ulaşıldı. Açık cerrahiye gerek duyulmadan tamamlanan bu işlem sonrası hasta yakından takibe alındı ve 24 saat gibi kısa bir süre içerisinde taburcu edildi. Dr. Öğretim Üyesi Saim Türkoğlu, endovasküler tedavi merkezinde 15 kişilik uzman bir ekiple yaklaşık 4 yıldır hizmet verdiklerini, ancak AVM gibi kompleks ve ileri düzey vakaların ilk defa bu merkezde tedavi edilmeye başlandığını ifade etti.

Bölge halkı için büyük kolaylık
Dr. Türkoğlu, özellikle beyin damar hastalıkları üzerine çalıştıklarını belirterek, bölgede daha önce Ankara ve İstanbul gibi büyük merkezlere yönlendirilen hastaların artık Van'da tedavi edilebildiğini söyledi. Endovasküler yöntemin damar içerisinden gerçekleştirilen ameliyatsız bir tedavi olduğunu anlatan Dr. Türkoğlu, damar içerisine kasıktan ya da el bileğinden girdikten sonra beyin damarlarına ulaştıklarını belirtti. Darlık varsa darlığı tedavi ettiklerini, tıkanıklık varsa damarı açtıklarını, kanama durumunda ise kanamayı durdurmaya yönelik işlemler yaptıklarını anlattı. Arteriyovenöz malformasyonların toplumda çok sık görülmese de hayati tehlike oluşturabilen hastalıklar olduğunu vurgulayan Dr. Türkoğlu, Doğu Anadolu'da eskiden bu hastaların neredeyse tamamının batıdaki merkezlere yönlendirildiğini, artık kendi merkezlerinde bu hastalıkları tedavi etmeye başladıklarını dile getirdi.

Ameliyat süreleri ciddi oranda kısaldı
Kapalı yöntemin özellikle uzun süreli ameliyatları kaldıramayabilecek hastalar açısından büyük avantajlar sunduğunu ifade eden Dr. Türkoğlu, açık cerrahide 15-16 saate kadar sürebilen bazı işlemlerin, endovasküler yöntemle yaklaşık 2-3 saatte gerçekleştirilebildiğini kaydetti. Dr. Türkoğlu, AVM dediğimiz damar yumağının bu alandaki en kompleks hastalıklardan biri olduğunu belirtti. Daha basit vakalarda veya beyin kanamasına neden olabilen damar baloncuklarında, eskiden 8-10 saat sürebilen işlemleri yaklaşık 45-50 dakikada gerçekleştirebildiklerini söyledi. Kasıktan girerek hiçbir kesi izi olmadan ameliyat olmadan tedavisini sağlayabildiklerini ekledi.

Erken müdahale hayati önem taşıyor
Beyin damar hastalıklarında acil müdahalenin önemine de değinen Dr. Türkoğlu, kanama şüphesiyle başvuran hastalarda ekip olarak çok hızlı şekilde harekete geçtiklerini belirtti. Acil durumlarda ekibi kısa sürede topladıklarını ve anjiyografiyle soruna neden olan damarı belirleyerek tedavi planını oluşturduklarını söyleyen Dr. Türkoğlu, bazı işlemlerin 15-45 dakika arasında tamamlanabildiğini, daha kompleks vakaların ise 2-3 saat sürebildiğini belirtti. Tıkayıcı inme vakalarında zamanın hayati önem taşıdığını belirten Dr. Türkoğlu, tıkayıcı inmede ilk 6 saatin çok önemli olduğunu ifade etti. Seçilmiş bazı hastalarda 8-10 saate kadar müdahale şanslarının olabildiğini ancak hastayı mümkün olduğunca erken tedavi etmek istediklerini söyledi. Süre ne kadar kısa olursa sonucun o kadar iyi olduğunu belirten Dr. Türkoğlu, damar açıldıktan sonra hastaların kaybettikleri fonksiyonlarını hızlı şekilde geri kazandıklarını görebildiklerini ifade etti. Erken müdahale, doğru teknik ve başarılı tedavinin hastanın klinik sonucunu doğrudan etkilediğini belirten Dr. Türkoğlu, bazı hastaları birkaç gün içerisinde ciddi bir kalıcı hasar gelişmeden taburcu edebildiklerini sözlerine ekledi.


