Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili soruşturma süreci, ailesinin avukatlarının yeni talepleriyle farklı bir boyuta taşındı. Genç kızın hayatını kaybetmesinin ardından yürütülen soruşturmada, ailesini temsil eden avukatlar Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç, dosyanın seyrini değiştirecek yaklaşık 30 ayrı konuda savcılığa başvuru yaptı. Avukatlar, soruşturmanın ilk aşamalarında olayın intihar gibi gösterilmeye çalışıldığını öne sürerek, bu algının kırılması için daha etkin bir araştırma yürütülmesini talep ediyor. Savcılık, yapılan başvuruların büyük bir kısmını kabul ederek inceleme sürecine dahil etti.

Soruşturmada yeni delil arayışı
Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş ve 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunmuştu. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlarda, genç kızın bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA örneklerine rastlandığı ortaya çıktı. Bu gelişme üzerine soruşturma genişletilerek üniversite personeli, yurt görevlileri ve rektörlük çevresinden çok sayıda kişiden DNA örnekleri alındı. Avukat Karabulut, özellikle olay günü Bardakçı köyü civarında tespit edilen 11 farklı aracın sürücülerinin kimliklerinin belirlenmesi ve bu kişilerin HTS kayıtlarının incelenmesi için talepte bulunduklarını belirtti. Ayrıca, olay günü bölgede bulunan araçların sürücülerinden DNA örnekleri alınması kararı da soruşturmanın önemli bir parçası haline geldi.

İlaç bulgusu ve teknik incelemeler
Adli Tıp raporlarında Rojin'in midesinde bulunan 5 nanogram düzeyindeki roküronyum maddesi, soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından birini oluşturuyor. Sadece hastane ortamında kullanılan ve kas gevşetici özelliği olan bu maddenin, genç kızın vücuduna nasıl girdiği büyük bir soru işareti. Avukatlar, bu maddenin ağız yoluyla verilmiş olma ihtimali üzerinde durarak, konunun uzmanlarca detaylıca araştırılmasını istedi. Öte yandan, olay günü bölgede uçuş yapan İHA ve Skorsky helikopterlerin kayıtlarının Türk Silahlı Kuvvetleri'nden talep edildiği ve Meta şirketinden sosyal medya yazışmalarına dair detaylı verilerin beklendiği açıklandı. Avukatlar, dosyanın çözülmesinin aslında mümkün olduğunu ancak bazı engellerle karşılaştıklarını belirterek, adaletin yerini bulması için her türlü detayı incelemeye kararlı olduklarını vurguladı. Şu ana kadar 415 kişiden DNA örneği alındığını belirten hukukçular, yeni tespit edilen 50 kişilik bir listenin de inceleme altına alınacağını ifade etti.
