Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde yaşayan Aren Karadağ, telefon ve sosyal medya kullanımını en aza indirerek hayallerine odaklandı ve girdiği ilk sınavda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazandı. Çemişgezek Anadolu Lisesi'nden birincilikle mezun olan Aren Karadağ, üniversite sınavına hazırlanırken dershane veya özel ders desteği almadan tamamen kendi disiplinli çalışma programına sadık kaldı. Sosyal medya ve ekran kullanımına ciddi sınırlar koyan Karadağ, zamanının büyük bir kısmını hedeflerine ulaşmak için verimli bir şekilde değerlendirdi. Kaymakam ve vali olarak halka hizmet etme hayali kuran başarılı öğrenci, ilk kez girdiği Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda Türkiye'nin en köklü yükseköğretim kurumlarından biri olan Mülkiye Mektebi'ne girmeye hak kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Çemişgezek'ten Ankara'ya uzanan bu başarı hikayesi, akranları telefon ekranlarında vakit geçirirken geleceğine yatırım yapmayı tercih eden bir gencin azmini gözler önüne serdi. Telefonunu değil hayallerini şarj eden Karadağ, şimdi Türkiye'nin en prestijli okullarından birinde eğitim almak üzere Ankara'nın yolunu tutuyor. Onun bu kararlılığı, ailesi, öğretmenleri ve tüm hemşehrileri tarafından büyük bir takdirle karşılandı. Sosyal medya bağımlılığının yoğun şekilde tartışıldığı günümüzde Karadağ'ın elde ettiği sonuç, birçok genç için ilham verici bir örnek olarak gösteriliyor.
Disiplinli çalışmanın getirdiği başarı
Başarmak isteyen öğrencilere ekran bağımlılığından korunmalarını ve dijital araçlara sınır koymalarını öneren Aren Karadağ, süreci şu sözlerle anlattı: "Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde yaşıyorum ve Çemişgezek Anadolu Lisesi'nden bu yıl mezun oldum. En büyük hayalim, iyi bir bölüm kazanıp aileme, milletimize, ülkemize ve devletimize daha iyi hizmet edebileceğim bir alanda eğitim almaktı. Bunun için çok ders çalıştım. Kaymakam ve sonrasında vali olabilmek, halka doğrudan hizmet edebilmek gibi bir hayalim vardı. Başarmak için harekete geçtim ve azmettim. Telefondan ve sosyal medyadan olabildiğince uzak durdum. Ekran bağımlısı olmadım. Telefonu bir eğlence aracı olarak kullanmadım. Kendime bir hedef koydum. Telefonumu değil, hayallerimi şarj etmeyi tercih ettim. Ailemin ve öğretmenlerimin desteğiyle hayalimdeki Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini, yani Mülkiye Mektebini kazandım. Burada bana destek olan anne ve babama, öğretmenlerime çok teşekkür ederim. Onların hakkı ödenmez."
Gelecek hedefleri ve tavsiyeler
Arkadaşlarına teknolojiyi doğru kullanmaları konusunda tavsiyelerde bulunan Karadağ, "Arkadaşlarıma tavsiyem; teknolojiden kaçmak değil, teknolojiyi doğru kullanmaktır. İnsan hedeflerine odaklandığında ekranların ötesinde çok daha büyük bir dünya olduğunu görecektir. Başarmak isteyen arkadaşlar azmetmeli, öğretmenlerini ve ailelerini dinlemelidir. Bana emek veren canım anne ve babama, kıymetli öğretmenlerime minnettarım. Geçen sene öğretmenlerimizle birlikte Ankara'ya gitmiştik. O zaman Ankara'yı çok sevmiştim. O zamandan beri Ankara hayalimdi. Bakalım zaman bize ne gösterecek. İnşallah hayırlısı olur" ifadelerini kullandı. Karadağ'ın bu yaklaşımı, sadece akademik bir başarıyı değil, aynı zamanda bilinçli bir yaşam tarzının nasıl sonuçlar doğurabileceğini de kanıtlıyor. Genç öğrencinin hikayesi, hedeflerine odaklanan bir bireyin çevresindeki dikkat dağıtıcı unsurları nasıl bertaraf edebileceğine dair somut bir örnek teşkil ediyor. Şimdi Ankara'da yeni bir hayata başlayacak olan Aren Karadağ, Mülkiye Mektebi'nin köklü geleneği içerisinde gelecekteki görevlerine hazırlanacak. Onun bu azmi, sadece kendi başarısını değil, aynı zamanda küçük bir ilçeden büyük hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu da herkese gösterdi.