Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde sonbaharın gelişiyle birlikte geleneksel pestil hazırlığı başladı. Günler süren emeğin ardından hazırlanan pestiller, beyaz çarşafların üzerine serilerek güneş altında kurumaya bırakılıyor. Bölge halkı için kış hazırlıklarının en önemli parçalarından biri olan bu gelenek, her yıl olduğu gibi bu sonbaharda da bağlardan toplanan taze üzümlerle hayat buluyor.
Üzüm şırasının zahmetli yolculuğu
Sabahın çok erken saatlerinde bağlara giden üreticiler, özenle topladıkları üzümleri geleneksel yöntemlerle ezerek şırasını çıkarıyor. Süzgeçten geçirilen üzüm şırası, büyük kazanlarda odun ateşinin üzerinde uzun süre kaynatılıyor. Karışım kaynadıkça üzerine eklenen un ve nişasta, pestilin o kendine has koyu kıvamını almasını sağlıyor. Bu aşama, pestilin lezzetini ve kalitesini belirleyen en kritik nokta olarak kabul ediliyor. Odun ateşinde pişen karışım, sürekli karıştırılarak kıvam alana kadar pişirilmeye devam ediliyor.
Güneşin altında kuruyan emek
Hazırlanan pestil karışımı, üreticiler tarafından beyaz çarşafların üzerine ince bir tabaka halinde özenle seriliyor. Güneşin altında kurumaya bırakılan pestiller, yeterli kıvama ulaştığında çarşaflardan dikkatlice ayrılıyor. Çarşaflardan çıkarılan pestiller daha sonra kesilerek veya katlanarak muhafaza ediliyor. Bazı üreticiler ise pestilleri yeniden açık havada tele asarak kurutma sürecini tamamlıyor. Günler süren bu zahmetli süreçte güneş, rüzgar ve el emeği pestilin son şeklini almasında önemli rol oynuyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan pestiller, herhangi bir katkı maddesi kullanılmadan kış aylarında tüketilmek üzere saklanıyor. Ailelerin kışlık ihtiyacını karşılamanın yanı sıra satışa sunulan bu ürünler, üreticilere de ek gelir sağlıyor. Siverek'te nesilden nesile aktarılan pestil hazırlama geleneği, her sonbaharda beyaz çarşafların güneş altında serilmesiyle yeniden hayat buluyor.