Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş’in (21), 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan çıktıktan sonra kaybolmasının ardından 18 gün sonra cansız bedeni bulundu. Kabaiş’in ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor ve Adli Tıp raporları ile yeni deliller dosyaya girdi.

CANSIZ BEDENİ MOLLAKASIM MAHALLESİ’NDE BULUNDU

Rojin Kabaiş’in cenazesi, 15 Ekim 2024’te Van İpekyolu ilçesi Mollakasım Mahallesi sahilinde bulundu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi inceleme yaptı.

Rapora göre, Kabaiş’in göğüs bölgesi (sternal bölge) ve vajina içinden alınan örneklerde, ölenin DNA’sıyla karışık halde 2 farklı erkeğe ait DNA profili tespit edildi. Otopsi sürecinde ve cenaze naklinde müdahalede bulunduğu değerlendirilen toplam 134 kişiden DNA örnekleri alındı.

Adli Tıp Kurumu 5’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun incelemesinde, alınan örneklerin söz konusu DNA’larla uyuşmadığı, bulaş tespit edilmediği ve atletindeki kanın başka bir kadına ait olduğu belirtildi.

KABAİŞ’İN TELEFONU İNCELENMEK ÜZERE İSPANYA’YA GÖNDERİLDİ

Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Rojin Kabaiş’in cep telefonu Adalet Bakanlığı aracılığıyla İspanya’ya gönderildi. İspanya Adalet Bakanlığı’nın Türkiye’nin talebini kabul etmesiyle, telefon Van Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilileri tarafından yetkililere teslim edildi ve inceleme süreci başlatıldı.

ÜNİVERSİTEYE GİTMEDEN ÖNCE ÇEKTİĞİ VİDEO ORTAYA ÇIKTI

Öte yandan, Kabaiş’in üniversiteye gitmeden önce sanal medya hesabı için çektiği video da ortaya çıktı. Videoda Rojin Kabaiş, ebeveynlere çocuklara yaklaşım konusunda tavsiyeler veriyor. Kabaiş videoda şunları söyledi:

“Herkese selam kanalıma hoş geldiniz. Sayın veliler, değerli anneler, babalar ve çocuklarını çok seven bireyler. Çocuk gelişimi hakkında burada olduğumuzu öncellikle hatırlatıyorum. Çocuklarınızı çok sevdiğiniz için belki beni dinliyorsunuz. Bundan dolayı tavsiyelerimi vermek için buradayım ve karşınızdayım... Öfkeyle bağırdığınız zaman bu sadece çocuğunuz size karşı olan bir nefrete dönüşüyor. Mesela çocuğa kim yemek verir? Anneler verir babalar vermez. Bu yüzden çocuklar babalarını daha çok seviyor. Babalar çok kızmıyor. Anneler de keyfince kızmıyor sonuçta...”

Kaynak: Haber Merkezi