Çocukların adli süreçteki haklarını yeniden tanımlayan ve koruma kalkanını genişleten kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. Yeni düzenlemeyle birlikte çocuklara yönelik suçlarda ceza infaz rejiminden sosyal rehabilitasyon tedbirlerine kadar pek çok alanda köklü değişikliklere gidildi.
Çocuklara yönelik suçlarda yeni dönem: Cezalar artıyor, koruma kalkanı güçleniyor
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, çocukların adli süreçteki konumunu baştan aşağı değiştiriyor. Artık "suça sürüklenen çocuk" ifadesi yerini "adli süreçteki çocuk" tanımlamasına bırakırken, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlali durumunda uygulanan cezalar caydırıcılık ilkesi gözetilerek yukarı çekildi.
Ceza infaz rejiminde "eğitimevi" önceliği
Yeni yasaya göre, çocuk hükümlülerin infaz süreçlerinde iyileştirme odaklı bir yaklaşım benimseniyor. Çocuklar, cezalarının infazına doğrudan eğitimevlerinde başlamak yerine, öncelikle çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına alınacak. Burada yapılacak iyi hal değerlendirmelerinin ardından, uzmanlardan oluşan idare ve gözlem kurullarının kararıyla eğitimevlerine geçişleri sağlanacak. Ayrıca, 15 yaş altı çocuklar için sosyal inceleme raporu zorunlu hale getirilirken, bu rapor olmaksızın düzenlenen iddianamelerin savcılığa iadesi hükme bağlandı.
Dijital risklerden çevre temizliğine: Yeni "yönlendirme tedbirleri"
Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için "yönlendirme tedbirleri" adı altında yeni bir güvenlik sistemi devreye alınıyor. Bu kapsamda çocuklar; dijital risklerden korunma, kütüphane kullanımı, çevre temizliği ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 20 ile 300 saat arasında değişen sosyal sorumluluk projelerine dahil edilecek. Özellikle dijital cihazların takibi ve riskli platformlara erişimin engellenmesi gibi maddeler, çocukların sanal dünyadaki tehlikelerden korunmasını hedefliyor.
Bıçak ve kesici alet satışına sıkı denetim
Toplumsal huzuru ve çocukların güvenliğini önceleyen düzenlemelerden biri de kesici aletlerin satışına getirilen kısıtlamalar oldu. 1 Aralık 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek hükme göre, ruhsatlı iş yerleri dışındaki her türlü kesici, delici veya bereleyici aletin satışı ve sergilenmesi yasaklanacak. 18 yaşından küçüklerin bu tür aletleri satın alması veya taşıması kesinlikle yasak kapsamına alınırken, kurallara uymayan işletmelere ağır idari para cezaları uygulanacak.
"Daha adil bir gelecek inşa ediyoruz"
Düzenlemenin yasalaşmasının ardından bir değerlendirme yapan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, atılan adımın sadece bugünü değil, Türkiye'nin geleceğini de koruma altına aldığını vurguladı. Yüksel, çocukların güven içinde büyüdüğü ve haklarının eksiksiz korunduğu bir sistemin, toplumsal sorumluluğun en önemli parçası olduğunu ifade etti.
Aile içi yükümlülüklere ağır yaptırım
Kanun, aile hukukundan doğan bakım ve eğitim yükümlülüklerini ihmal eden ebeveynlere karşı da yaptırımları sertleştiriyor. Özellikle çocukların ahlak, güvenlik ve sağlığını tehlikeye atan ana veya babalara yönelik hapis cezalarının üst sınırları artırıldı. Ayrıca, tedbir kararlarına uymayan ebeveynler için 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi uygulanması kararlaştırılarak, aile kurumunun çocuk üzerindeki koruyucu rolünün denetimi güçlendirildi.