DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun, çocuk ölümlerine yönelik hazırladığı kapsamlı soru önergesi, içerdiği bir ifade gerekçe gösterilerek TBMM Başkanlığı tarafından reddedildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çocukların yaşam hakkı ihlallerini gündeme taşıyan bir girişim, idari bir engelle karşılaştı. TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi olan DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a yöneltmek üzere hazırladığı soru önergesi, Meclis Başkanlığı tarafından işleme alınmadan geri gönderildi.
İade gerekçesi: İçtüzük vurgusu
21 Temmuz 2026 tarihinde sunulan önerge, 29 Temmuz’da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasıyla iade edildi. Gerekçe olarak, önergenin dokuzuncu sorusunun TBMM İçtüzüğü’nün 67. ve 96. maddelerine aykırı olduğu öne sürüldü. Söz konusu maddeler, "kaba ve yaralayıcı ifadeler" ile "kişisel görüş içermeme" kurallarını düzenliyor. Ancak Meclis Başkanlığı, önergedeki hangi ifadenin bu tanıma girdiğine dair somut bir açıklama yapmadı.
Tartışma yaratan o soru
İadeye konu olan dokuzuncu soruda Gergerlioğlu, "Kürt illeri, yoksul bölgeler, göçmen ve engelli çocuklar bakımından risklerin farklılaşmasına yönelik özel politikalar bulunmakta mıdır?" ifadesini kullanmıştı. Başkanlık, bu sorunun metinden çıkarılması veya yeniden düzenlenmesi durumunda önergenin işleme alınabileceğini bildirdi.
2026’nın ilk beş ayında 303 çocuk hayatını kaybetti
Gergerlioğlu, önergesini FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nin verilerine dayandırdı. Rapora göre, 2026 yılının ilk beş ayında Türkiye genelinde en az 303 çocuk yaşamını yitirdi. Vakaların 69 farklı ile yayıldığı belirtilirken, en yüksek ölüm oranının 18 vaka ile Urfa’da yaşandığı kaydedildi. Veriler, ölümlerin büyük çoğunluğunun devletin denetleme ve önleme yükümlülüğünü yerine getirmemesiyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.
Bakanlıktan beklenen yanıtlar
Milletvekili Gergerlioğlu, önergesinde çocuk ölümlerinin nedenlerini, yaş ve cinsiyet dağılımını, kamu görevlilerinin ihmallerini ve Urfa’daki yüksek ölüm oranlarını sorguluyordu. Ayrıca, çocuk ölümlerine karşı standart bir idari inceleme mekanizmasının kurulup kurulmayacağını ve bağımsız bir çocuk koruma sisteminin ne zaman hayata geçirileceğini sormuştu. İade kararı, çocuk hakları alanındaki denetim mekanizmalarının işleyişi konusunda yeni bir tartışma başlattı.