CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı canlı yayındaki açıklamaları, bir dönem partinin hukuk danışmanlığını da yapan Anayasa profesörü Tolga Şirin’in sert eleştirilerine hedef oldu. Şirin, Kılıçdaroğlu’nun hukuki ve siyasi konulardaki söylemlerinin gerçeklerle örtüşmediğini belirterek 6 kritik noktada düzeltme yaptı.
Siyaset gündemini sarsan açıklamaların ardından gözler, Kılıçdaroğlu’nun "butlan" kararı sonrası yaptığı değerlendirmelere çevrildi. Ancak bu değerlendirmeler, hukuk çevrelerinde karşılık bulmak yerine ciddi bir "bilgi yanlışı" eleştirisiyle karşılaştı.
Dokunulmazlıklar ve Demirtaş süreci
Kılıçdaroğlu’nun Selahattin Demirtaş’ın tutuklanmasına giden dokunulmazlıkların kaldırılması sürecinde "Meclis’te çoğunluk zaten vardı" iddiasını teknik verilerle çürüten Şirin, CHP’nin desteği olmasaydı iktidarın referanduma gitmek zorunda kalacağını hatırlattı. Şirin, bu kararın anayasal rejim içinde bir istisna yarattığını ve günümüzdeki hak ihlallerinin temelinde bu sürecin yattığını vurguladı.
Delegeler ve parti içi hukuk
Kılıçdaroğlu’nun "delegelerin görevden alındığı" yönündeki iddiasını da reddeden Şirin, mahkeme kararının delegeleri kapsamadığını, İstanbul dışında bir ihtilafın bulunmadığını ve 2025 delegelerinin görevlerinin başında olduğunu belirtti. Ayrıca, genel merkeze polis çağrılması talebiyle ilgili Kılıçdaroğlu’nun "zor kullanılmasına karşıyım" söylemini tutarsız bulan Şirin, mahkeme kararının uygulanması için yapılan başvurunun doğrudan kolluk gücünü davet etmek anlamına geldiğini ifade etti.
Rüşvet iddiaları ve sorumluluk yükü
Kılıçdaroğlu’nun "rüşvetçi belediye başkanları" çıkışını da mercek altına alan Şirin, bu tür bir iddianın ispat yükümlülüğü doğurduğunu belirtti. Şirin, eğer elinde kanıt varsa bildirmemenin suç olduğunu, kanıt yoksa bu durumun iftira ve kişilik haklarına saldırı kapsamına gireceğini, aksi takdirde ise parti disipliniyle bağdaşmayan bir söylem olduğunu dile getirdi.
Vekillik dokunulmazlığı ve seçim karnesi
Kılıçdaroğlu’nun dava açmama gerekçesi olarak sunduğu "milletvekili dokunulmazlığı" savunmasının hukuki içtihatla çeliştiğini belirten Şirin, dokunulmazlığın tazminat davalarına engel teşkil etmediğini hatırlattı. Son olarak, Kılıçdaroğlu’nun "her seçimde oyları artırdık" iddiasını verilerle yalanlayan Şirin, 2014, 2015, 2018 ve 2023 seçimlerinde CHP’nin oy kaybı yaşadığını grafiklerle ortaya koydu.
Tolga Şirin, tüm bu açıklamaların iddianameler okunmadan ve belgeler incelenmeden yapılmasının, sadece hukuk ilkelerini değil, aynı zamanda siyasi ahlakı da zedelediğini sözlerine ekledi.