DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında NATO Zirvesi öncesi Ankara'da alınan güvenlik tedbirlerinden gözaltılara, basın akreditasyonlarından çözüm sürecine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulunan Bakırhan, özellikle çerçeve yasa çağrısıyla dikkat çekti.
Eş Genel Başkanımız Tuncer Bakırhan, Meclis Grup Toplantımızda konuşuyor
https://t.co/vYcOsy4JLS— DEM Parti (@DEMGenelMerkezi) June 30, 2026
NATO ZİRVESİ ÖNCESİ ALINAN ÖNLEMLERİ ELEŞTİRDİ
Ankara'da NATO Zirvesi öncesinde uygulanan güvenlik tedbirlerini eleştiren Bakırhan, başkentin olağan yaşamının büyük ölçüde etkilendiğini savundu.
Bakırhan, alınan önlemlerin kent yaşamını zorlaştırdığını belirterek, güvenlik politikalarının vatandaşların günlük hayatını olumsuz etkilediğini ifade etti.
GÖZALTILAR VE BASIN AKREDİTASYONUNA TEPKİ
Bakırhan, zirve öncesinde düzenlenen operasyonlarda çok sayıda kişinin gözaltına alınması ve tutuklanmasına da tepki gösterdi.
Gözaltı ve tutuklamaların hukuka uygun olmadığını savunan Bakırhan, bağımsız ve muhalif medya kuruluşlarının NATO Zirvesi'ni takip etmek için yaptığı akreditasyon başvurularının kabul edilmemesini de eleştirdi.
"ÇERÇEVE YASA GECİKMEDEN ÇIKARILMALI"
Konuşmasının önemli bölümünü çözüm sürecine ayıran Bakırhan, Türkiye'nin önemli bir fırsatla karşı karşıya olduğunu belirterek, bugüne kadar atılan adımların değerli olduğunu ancak sürecin yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Silahların bırakılması yönünde atılan adımlar ve Meclis'te kurulan komisyonun önemine dikkat çeken Bakırhan, sürecin ilerleyebilmesi için çerçeve yasanın çıkarılmasının gerekli olduğunu ifade etti.
"BU MESELEYİ HUKUKA BAĞLAYACAK MISINIZ?"
Çerçeve yasanın kapsamlı ve toplumsal beklentilere cevap verecek şekilde hazırlanması gerektiğini dile getiren Bakırhan, iktidara şu sözlerle çağrıda bulundu:
"Bu meseleyi gerçekten hukuka bağlayacak mısınız? Biz bu yasayı önemsiyoruz. Samimi ve cesur bir şekilde hazırlanırsa, yüz yıllık bir sorunun çözümünde önemli bir adım olabilir."
Bakırhan, gecikilecek her adımın barış ve demokratik çözüm sürecine zarar vereceğini savundu.