İstanbul’da bir cemaat yapılanması içinde dini duyguların istismar edilerek dolandırıcılık yapıldığı iddiasıyla açılan davada mahkeme kararını verdi. İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesi, üç sanığı hapis ve adli para cezasına çarptırdı.
“OĞLUMUN HASTALIĞI İÇİN TANIŞTIM, EVİMİ KAYBETTİM”
55 yaşındaki N.C., İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı suç duyurusunda, ağır hasta olan oğluna çare bulmak amacıyla cemaat mensuplarıyla tanıştığını belirtti. N.C., dini toplantılar adı altında yapılan sohbetlerde katılımcılardan para istendiğini, son aşamada ise evini cemaat yöneticilerinden Nevzat Kanbur’a devrettiğini anlattı.
N.C., ifadesinde, evin ipotek ettirilerek kredi çekildiğini, krediler ödendikten sonra ise evin kendisine geri verilmediğini belirterek, şüphelilerin dini duyguları kullanarak menfaat sağladıklarını öne sürdü.
“KENDİSİNİ HAZRETİ ALİ OLARAK TANITTI” İDDİASI
Mağdurlardan 57 yaşındaki T.E. ise bir arkadaşı aracılığıyla Nevzat Kanbur ile tanıştığını ve Fatih Unkapanı’ndaki bir evde düzenlenen dini sohbetlere katıldığını söyledi. T.E., bu sohbetlerde cemaat yöneticilerinden İbrahim Ertok’un oğlu Kuntay Ertok’un kendisini “Hazreti Ali” olarak tanıttığını iddia etti.
T.E., sohbetlere katılanlardan para talep edildiğini, dolandırıldığını fark eden kişilerin “yezit” ilan edilerek cemaatten dışlandığını, kendisinin de yaklaşık 100 bin TL verdiğini ve parasını geri alamadığını ifade etti.
YEDİ SANIK HAKKINDA DAVA AÇILDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 26 Nisan 2024’te hazırlanan iddianamede, Ali Dilbaz, Derviş Dilbaz, Erburak Kaban, İbrahim Ertok, Kuntay Ertok, Nevzat Kanbur ve Yusuf Kenan Ceran hakkında “dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık” suçundan dava açıldı.
“PEYGAMBERLE İLETİŞİM KURDUKLARINI SÖYLEDİLER” İDDİASI
İddianamede, şikâyetçilerin beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu belirtilerek, şüphelilerin kendilerini peygamber tarafından görevlendirilmiş kişiler olarak tanıttıkları, peygamberle doğrudan iletişim kurduklarını söyledikleri ve bir fabrika kurulması için cemaat üyelerinden maddi destek istedikleri aktarıldı.
Savcılık, dosyada yer alan banka dekontları, tapu ve aidat kayıtları, WhatsApp yazışmaları ve diğer delillerin suçlamaları desteklediğini belirtti.
SANIKLAR SUÇLAMALARI REDDETTİ
Yargılama sürecinde sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları reddetti. Tanık olarak dinlenen H.Ç., uzun yıllar cemaat içinde bulunduğunu belirterek, sanıkların dini konuları kullanarak menfaat sağladıklarına bizzat tanık olmadığını söyledi.
“İNANÇ VE DUYGULAR İSTİSMAR EDİLDİ”
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanıklar İbrahim Ertok, Kuntay Ertok ve Nevzat Kanbur’un fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, Hz. Muhammed ve Hz. Ali ile görüştüklerini iddia ettiklerini, bu söylemlerle dini inanç ve duyguları istismar ederek maddi menfaat sağladıklarını ifade etti ve cezalandırılmalarını talep etti.
MAHKEME KARARI AÇIKLANDI
İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesi, 23 Aralık 2025’te görülen duruşmada oy birliğiyle İbrahim Ertok, Kuntay Ertok ve Nevzat Kanbur’u 5 yıl hapis ve 25 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar hakkında ise beraat kararı verildi.





