Muş'un Kurtik Dağı'nda üç yıl süren titiz arazi çalışmaları sonucunda Fritillaria damlana adı verilen yeni bir bitki türü keşfedilerek bilim dünyasına kazandırıldı. Bitlis Eren Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kürşat ve uzman ekibi tarafından yürütülen bu kapsamlı araştırma, Türkiye'nin Doğu Anadolu bölgesindeki biyolojik çeşitliliğin ne kadar zengin olduğunu bir kez daha kanıtladı. 2024 yılında Kurtik Dağı'nın yüksek kesimlerinde ilk kez fark edilen bu özel bitki, 2025 ve 2026 yıllarındaki vejetasyon dönemlerinde de yakından takip edilerek gelişim süreci gözlemlendi. Moleküler analizler, palinolojik incelemeler ve diğer detaylı bilimsel testlerin ardından bitkinin daha önce literatürde tanımlanmamış yepyeni bir tür olduğu kesinleşti.
Dünyada sadece Muş'ta yetişiyor
Bu yeni türün en dikkat çekici özelliği, dünyada yalnızca Muş'un Kurtik Dağı'nda yetişiyor olmasıdır. Yaklaşık 2 bin 550 metre ve üzerindeki yüksek rakımlarda yaşamını sürdüren ve Türkçe bilimsel adı Muş Ters Lalesi olarak belirlenen bu bitki, endemik türler arasında yerini aldı. Bu keşifle birlikte Türkiye'deki Fritillaria türlerinin toplam sayısı 63'e yükselmiş oldu. Muş Ters Lalesi; mat yaprakları, mor renkli çiçekleri, dar çan şeklindeki kampanulat yapısı ve üç parçalı uzun stilusu gibi karakteristik özellikleriyle aynı cins içerisindeki diğer türlerden kolayca ayırt edilebiliyor.
İsmi özel bir anlam taşıyor
Yeni bitkiye verilen Fritillaria damlana bilimsel adı, araştırmayı yürüten Prof. Dr. Murat Kürşat'ın eşi Damla Kürşat'a ithafen seçildi. Bu isimlendirme sayesinde Damla Kürşat'ın ismi, Türkiye florasına ilişkin uluslararası bilimsel literatürde kalıcı bir şekilde yerini almış oldu. Prof. Dr. Murat Kürşat, Mehmet Emin Güneş, Birol Başer, Gülden Koçak ve Yakup Yapar tarafından hazırlanan Fritillaria damlana başlıklı bilimsel çalışma, uluslararası hakemli Phytotaxa dergisinin 17 Eylül 2026 tarihli 774. cilt 3. sayısında yayımlandı. Bu yayınla birlikte Muş'tan bilim dünyasına yeni bir değer kazandırılırken, Türkiye'nin zengin bitki örtüsünün bilimsel olarak belgelenmesine de önemli bir katkı sağlandı.
Doğal laboratuvarın korunması gerekiyor
Prof. Dr. Murat Kürşat, Türkiye'nin bitki çeşitliliği açısından devasa bir zenginliğe sahip olduğunu belirterek, özellikle Muş, Bitlis, Van ve Hakkari çevresinin adeta bir doğal laboratuvar niteliği taşıdığını ifade etti. Muş Ters Lalesi'nin Kurtik Dağı'nın zirve kesimlerinde yetiştiğini hatırlatan Kürşat, bölgedeki yoğun hayvan otlatmasının tür üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğuna dikkat çekti. Ayrıca bölgede yürütülen rüzgar enerjisi projelerinin genişlemesinin, bitkinin hassas yaşam alanları için yeni riskler doğurabileceğini kaydeden Kürşat, türün geleceği için acil bir koruma planı hazırlanması gerektiğini vurguladı. Bölgede üzerinde araştırma yapılan başka bitki türlerinin de bulunduğunu belirten Kürşat, çalışmalar tamamlandığında bu türlerin de bilim dünyasına kazandırılacağını sözlerine ekledi.