Muş'ta kanaat önderleri, din görevlileri ile köy ve mahalle muhtarları, Türkiye'nin terörden arındırılması ve toplumsal huzurun güçlendirilmesi amacıyla yürütülen Terörsüz Türkiye sürecine destek vermek için bir araya geldi.
Ortak gelecek ve huzur vurgusu
Kentte düzenlenen buluşmada, Türkiye'nin ortak geleceği, toplumsal huzur ve terörün sona erdirilmesine yönelik yürütülen süreç detaylıca ele alındı. Toplantıda, Türkiye'nin enerjisinin çatışmalar yerine kalkınmaya yöneltilmesi gerektiği üzerinde duruldu. Kanaat önderleri adına konuşan Zabit Eker, toplantının Türkiye'nin ortak geleceğini konuşmak ve sürece katkı sunmak amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Barışın yalnızca çatışmaların sona ermesi anlamına gelmediğini belirten Eker, asıl hedefin insanların birbirine güven duyduğu, çocukların korkmadan büyüdüğü, gençlerin geleceğe umutla baktığı ve şehirlerin huzur içerisinde geliştiği bir Türkiye olduğunu ifade etti.
Siyasi irade ve toplumsal beklenti
Bugün gelinen noktada bu sürece katkı sunan herkesin hakkaniyetle anılması gerektiğini vurgulayan Zabit Eker, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu siyasi irade ve sorumluluğun sürecin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu cesur yaklaşımın da sürecin önünü açan önemli adımlardan biri olduğunu dile getiren Eker, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yapanların, kanaat önderlerinin, akademisyenlerin, basın mensuplarının ve toplumun farklı kesimlerinin vereceği katkıların son derece değerli olduğunu vurguladı. Eker, bu meselenin herhangi bir siyasi partinin tek başına meselesi olmadığını, bunun Türkiye'nin ortak meselesi olduğunu ifade etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde rekor bir oyla geçen yasanın kabulünün çok önemli olduğunu belirten Eker, toplumun büyük bir kesiminin sürece destek verdiğini ancak sürecin uzamasının güven eksikliğine sebebiyet verebileceğini kaydetti.
Barışın toplumsal karşılığı
Türkiye genelinde barış ve çatışmasızlığa yönelik güçlü bir toplumsal beklenti ve destek bulunduğunu ifade eden Eker, barışın silahların susmasının yanı sıra ekonomik kalkınma, sosyal alanda ve hayatın her alanında gelişme anlamına geldiğini belirtti. Barışın, çocukların geleceğe umutla bakması ve birbirine güvenmesi olduğunu söyleyen Eker, bu güvenin kırılması durumunda barışın bir anlamı kalmayacağını ifade etti. Bu sürece yalnızca siyasi bir gelişme olarak bakmadıklarını, bunu Türkiye'nin geleceği açısından doğmuş büyük bir umut ve önemli bir fırsat olarak gördüklerini dile getirdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen ve rekor oy alan bu yasanın toplumda da büyük bir destek gördüğünü belirten Eker, bu sorunun hepimizin sorunu olduğunu, bu nedenle meseleyi sadece siyasete bırakmamak gerektiğini vurguladı. Bu memleketin bireyleri, kanaat önderleri ve sivil toplum örgütleri olarak barışa katkı sunmaları gerektiğini belirten Eker, bugün yapılan toplantının hiçbir siyasi partinin doğrultusunda olmadığını, burada Kürt, Çerkez, Zaza, Arap, Laz gibi farklı kesimlerden kanaat önderlerinin bulunduğunu ve herkesin amacının Türkiye'deki barışı, kardeşliği ve birlikteliği pekiştirmek olduğunu söyledi. Toplantıya araştırmacı-yazar Ruşen Çakır'ın yanı sıra çok sayıda kanaat önderi, din görevlisi, köy ve mahalle muhtarı katıldı. Toplantıya katılanlar, Terörsüz Türkiye sürecine tam destek verilmesi yönünde ortak görüş bildirdi.