Muş'un verimli bağlarında yetiştirilen üzüm, armut, elma ve diğer güz meyveleri hasat döneminin ardından kent merkezindeki tezgahlarda satışa sunuldu. Muş'un bağcılık açısından zengin bölgelerinde toplanan bu taze ürünler, doğal aromaları ve lezzetleriyle tüketicilerden yoğun ilgi görüyor. Üreticiler, hasat ettikleri meyvelerin önemli bir kısmını kargo ve otobüsler aracılığıyla Türkiye'nin dört bir yanındaki alıcılara ulaştırıyor. Bölgedeki bağcılığın ekonomik değerini artıran bu süreç, yerel üretimin sürdürülebilirliği açısından da büyük önem taşıyor.
Muş meyvelerine yoğun ilgi
Muş'ta yaklaşık 40 yıldır meyve satışı yapan 66 yaşındaki İlhan Demirel, yöresel üretimin devamlılığı için bağcılığın desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Demirel, tezgahlarda sattığı meyvelerin yüzde 70'inin il dışına gönderildiğini belirterek, ürünlerin Mongok, İncebel, Mehmet, Çanakkale ve Pamuklu bağlarından geldiğini ifade ediyor. Tamamen organik yöntemlerle yetiştirilen bu meyveler, hem yerel halkın hem de şehir dışındaki akrabaların sofralarına ulaşıyor. Demirel, 40 yıldır sadece Muş'un yerli meyvelerini sattığını ve sezon bittiğinde dükkanını kapattığını dile getiriyor.
Bağcılık potansiyeli ve beklentiler
Eski Muş Belediye Başkanı Şerafettin Yatçı ise Muş'un üzümcülük açısından ciddi bir potansiyele sahip olduğunu belirtiyor. Bölgeye has üzüm çeşitlerinin yanı sıra elma, erik, kayısı, kiraz, vişne ve dut gibi pek çok meyvenin burada yetiştiğini hatırlatan Yatçı, iklimin meyve kalitesi üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekiyor. Yaz aylarının sıcak ve kurak geçmesinin meyvelerin aroması için önemli bir değer taşıdığını söyleyen Yatçı, Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün bölgedeki bağcılığa daha fazla destek vermesi durumunda Muş'un çok daha yüksek verim alabileceğini savunuyor. Yerel üreticiler ve vatandaşlar, bu doğal zenginliğin korunarak gelecek nesillere aktarılmasını ve bölge ekonomisine katkı sağlamaya devam etmesini bekliyor.