Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolan ve 15 Ekim’de Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı.
Ailenin avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç, baba Nizamettin Kabaiş ile Van’da düzenledikleri basın toplantısında soruşturmanın geldiği aşamayı ve Van Cumhuriyet Başsavcılığına ilettikleri yeni talepleri açıkladı.
Karabulut, 10 Temmuz’dan bu yana yaklaşık 30 konuda savcılığa başvurduklarını, 2-3 talep dışında başvuruların kabul edildiğini söyledi.
Bazı incelemelerin sonuçlandığını, bazılarının ise devam ettiğini belirten Karabulut, soruşturmanın genişletildiğini ifade etti.
7 bin 353 araç yeniden mercek altında
Avukatların dikkat çeken taleplerinden biri Rojin Kabaiş’in kaybolduğu tarih ile cansız bedeninin bulunduğu tarih arasındaki araç hareketlerinin yeniden incelenmesi oldu.
Karabulut, daha önce Plaka Tanıma Sistemi ve kamera kayıtları üzerinden 7 bin 353 araç üzerinde çalışma yapıldığını söyledi.
Avukatlar, bu araçlara ilişkin PTS kayıtlarının yeniden incelenmesini, sürücülerin belirlenmesini, gerekli görülen kişilerin cep telefonlarının HTS ve baz kayıtlarının araştırılmasını ve DNA örneklerinin alınmasını istedi.
Karabulut, söz konusu taleplerinin savcılık tarafından kabul edildiğini açıkladı.
Avukatlar ayrıca yalnızca kara araçlarının değil, Van Gölü’ndeki deniz araçlarının hareketlerinin de araştırılmasını talep etti.

Bardakçı ile Mollakasım arasındaki güzergâh araştırılacak
Rojin Kabaiş’in kaybolduğu Bardakçı Mahallesi ile cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım bölgesi arasındaki güzergâh da soruşturmanın yeni çalışma alanlarından biri olacak.
Avukatlar bu hat üzerinde bulunan yerleşimlerde yeniden inceleme yapılmasını ve bulunabilecek materyallerin DNA incelemesine gönderilmesini istedi.
Rojin’e ait olduğu belirtilen terliğin ise halen bulunamadığı açıklandı.
Ailenin avukatları ayrıca Bardakçı ve Mollakasım çevresinde geçmişte kriminal veya cinsel suçlara karışmış kişilerin dosyalarının araştırılmasını istedi. Bu kişilerin tespit edilmesinin ardından olay tarihinde bölgede bulunup bulunmadıklarının HTS ve baz kayıtları üzerinden araştırılması talep edildi.
Karabulut, savcılığın bu talebi de kabul ettiğini ve incelemelerin sürdüğünü söyledi.
Meta’dan yanıt bekleniyor
Soruşturmanın bir diğer önemli ayağını Rojin Kabaiş’in dijital verileri oluşturuyor.
Avukatlar WhatsApp, Instagram ve Facebook verilerinin tespit edilmesi amacıyla Meta’ya müzekkere gönderildiğini açıkladı.
Şirketten gelen ilk yanıtta daha ayrıntılı bilgi talep edildiğini belirten Karabulut, bunun üzerine savcılığın daha detaylı yeni bir yazı gönderdiğini ve yanıt beklendiğini söyledi.
Rojin’in sahilde bıraktığı ya da bırakıldığı değerlendirilen kek, kulaklık, anahtarlık, pet şişe ve cep telefonu üzerinde yapılan kriminal çalışmalar da yeniden gündeme geldi.
Karabulut, diğer materyaller üzerinde parmak izi incelemesi yapıldığını ancak cep telefonunda bu incelemenin yapılmadığını belirterek telefon üzerinde de çalışma yapılmasını talep ettiklerini söyledi.
Bir kişi hakkında gözaltı talebi
Avukatların açıklamasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri de kimliği kamuoyuyla paylaşılmayan bir kişi hakkındaki tespit oldu.
Karabulut’un aktardığına göre söz konusu kişi ifadesinde olay yerinde bulunmadığını söyledi. Ancak avukatların elindeki bilirkişi raporunda bu kişinin Rojin’in kaybolduğu saatlerde aynı zaman ve mekân diliminde bulunduğuna ilişkin koordinat verileri yer alıyor.
Avukatlar, soruşturmanın zarar görmemesi gerekçesiyle kişinin ismini açıklamadı.
Bu kişinin olay gecesi bölgede bulunup bulunmadığının ayrıntılı olarak araştırılması için yapılan başvurunun savcılık tarafından kabul edildiği belirtildi.
Avukatlar ayrıca Rojin’in kaybolmasından yaklaşık 15 dakika önce sosyal medya üzerinden görüştüğü, aynı baz istasyonundan sinyal aldığı ve daha sonra Instagram hesabını kapattığı belirtilen bir kişi hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.
Bu kişi hakkında gözaltı talebinde bulunulduğu bildirildi.
Söz konusu açıklamalar avukatların soruşturma dosyasındaki verilere ilişkin değerlendirmelerine dayanırken, hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan kişiler açısından masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor.
415 kişinin DNA’sı incelendi, 50 kişi daha test edilecek
Avukat Şahin Cangüleç ise soruşturmanın DNA incelemelerine ilişkin son durumu açıkladı.
Cangüleç’in verdiği bilgiye göre bugüne kadar 415 kişinin DNA örnekleri üzerinde inceleme gerçekleştirildi ancak eşleşme sağlayan herhangi bir veriye ulaşılamadı.
Savcılığın ayrıca kimlikleri tespit edilen 50 kişilik yeni bir liste oluşturduğu belirtildi.
Bu kişilerin de DNA örneklerinin alınarak inceleme yapılacağı açıklandı.
Cangüleç, bilirkişi raporunda aynı ismi taşıyan dört farklı kişinin bulunduğunu da belirtti. Yapılan ilk araştırmalara göre bunlardan üçünün olay tarihinde farklı noktalarda görev yapan kamu personeli olduğu ve muhtemel şüpheli olarak değerlendirilmediği aktarıldı.
Hakkında henüz yeterli bilgiye ulaşılamayan bir kişiyle ilgili araştırmanın ise devam ettiği belirtildi.
Bilirkişi raporundaki veriler araştırılıyor
Soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu da yeni incelemelerin merkezinde bulunuyor.
Avukatların açıklamasına göre raporda Rojin Kabaiş’in telefonunun hangi saat ve dakikalarda aktif olduğuna ilişkin tespitlerin yanı sıra kamera kayıtları, koordinatlar ve olay gecesindeki bazı hareketliliklere ilişkin veriler bulunuyor.
Aile avukatlarının yeni başvurularıyla birlikte soruşturmanın PTS kayıtları, HTS ve baz verileri, DNA incelemeleri, dijital yazışmalar, kamera görüntüleri ve olay bölgesindeki kişiler üzerinden genişletilerek sürdürüldüğü belirtildi.