30 Haziran 2026, Salı
Diyarbakır
Açık
30°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Amed TV | Mezopotamya | Kürtçenin yaşamın her alanında kullanılması çağrısı: "Dil ayakta kalmalı"

Kürtçenin yaşamın her alanında kullanılması çağrısı: "Dil ayakta kalmalı"

Dil Bilimci Zana Farqînî, Kürtçeye yönelik asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, anadilin günlük yaşamdan eğitime kadar her alanda kullanılması gerektiğini söyledi. Farqînî, Kürtçenin korunması ve geliştirilmesinin toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Dil Bilimci Zana Farqînî, Kürtçeye yönelik asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, anadilin günlük yaşamdan eğitime kadar her alanda kullanılması gerektiğini söyledi. Farqînî, Kürtçenin korunması ve geliştirilmesinin toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Kürtçenin yaşamın her alanında kullanılması çağrısı: "Dil ayakta kalmalı"
KAYNAK: Mezopotamya Ajansı

Dil Bilimci Zana Farqînî, Kürtçenin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı sonrasında gündeme gelen yasal düzenleme tartışmalarında, Kürtçeye statü tanınması taleplerinin öne çıktığını belirten Farqînî, anadilin yaşamın her alanında kullanılmasının önemine işaret etti.

DİL KİMLİĞİN VE KÜLTÜRÜN TEMELİDİR

Her toplumun diliyle var olduğunu ifade eden Farqînî, dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda kültürün, kimliğin ve toplumsal hafızanın taşıyıcısı olduğunu söyledi.

Asimilasyon politikalarının yalnızca dil yasaklarından ibaret olmadığını dile getiren Farqînî, bu sürecin zamanla toplumların kendi dilinden ve kültürel kimliğinden uzaklaşmasına neden olduğunu belirtti.

"Dilin unutturulmasıyla başlayan süreç, zaman içerisinde farklı bir kimliğin benimsetilmesine kadar uzanıyor. Anadilini kaybeden toplumlar, kültürel hafızalarını da yitirme riskiyle karşı karşıya kalıyor" ifadelerini kullandı.

"KÜRTÇE YAŞAMIN HER ALANINDA YER ALMALI"

Kürtçenin kullanım alanının giderek daraldığını söyleyen Farqînî, özellikle genç kuşaklar arasında anadilin kullanım oranındaki düşüşün dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Kürtçe konuşabilen kişilerin önemli bölümünün dili yalnızca gündelik iletişimde kullandığını belirten Farqînî, okuma, yazma ve akademik üretim alanlarında ise kullanımın sınırlı kaldığını söyledi.

Farqînî, "Topluma öncülük eden herkesin Kürtçeyi yaşatma ve geliştirme sorumluluğu vardır. Yaşamın her alanında Kürtçenin kullanılması gerekir ki dil ayakta kalabilsin. Anne ve babalar da çocuklarıyla evlerinde Kürtçe konuşarak bu sürece katkı sunmalıdır" dedi.

KÜRTÇENİN EĞİTİM DİLİ OLMASI VURGUSU

Kürtçenin eğitim dili olması gerektiğini dile getiren Farqînî, bu konuda yalnızca yasal düzenlemelerin beklenmesinin yeterli olmayacağını ifade etti.

Anadilin eğitimde kullanılmasının dilin gelecek kuşaklara aktarılması açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Farqînî, asimilasyona karşı toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"DİL ÇEŞİTLİLİĞİNİ SAVUNUYORUZ"

Farklı dillerin öğrenilmesine karşı olmadıklarını belirten Farqînî, çok dilliliğin kültürel bir zenginlik olduğunu ancak bunun anadilin geri plana itilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini ifade etti.

"Kendi dilimizi korurken başka dilleri öğrenmek mümkündür. Ancak başka dillerin anadilimizi zamanla görünmez hale getirmesine izin verilmemelidir" diyen Farqînî, konuşulmayan dillerin zamanla kelime haznesini ve toplumsal karşılığını kaybettiğini söyledi.

Farqînî, anadilin korunmasının yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirterek, Kürtçenin günlük yaşamdan eğitime, kültürel üretimden kamusal alana kadar daha görünür hale gelmesi gerektiğini ifade etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız