Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Dersim’de kaybolmasının ardından yıllardır süren sessizlik, 2026 yılıyla birlikte yerini peş peşe gelen tutuklamalara ve çarpıcı ifadelere bıraktı. Dosya artık sadece bir kayıp vakası değil, cinayet şüphesi ve kamu görevlilerinin dahil olduğu iddia edilen organize bir koruma ağının merkezinde yer alıyor.
Soruşturmanın genişleyen halkası
Doku dosyasındaki son gelişmeler, soruşturmanın emniyet, jandarma ve valilik hattına kadar uzandığını gözler önüne serdi. Dönemin Tunceli İl Emniyet Müdürü Yılmaz D. ve İl Jandarma Komutanı’nın tanık sıfatıyla ifadeye çağrılması, olayın sadece şüphelilerle sınırlı kalmadığını, dönemin idari hiyerarşisinin de mercek altına alındığını kanıtlıyor. Özellikle dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yakın mesai yürüten Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in tutuklanması, kamuoyunda "Soylu hattı" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Zeinal Abakarov’un kaçırılma trafiği
Dosyanın en karanlık noktalarından biri, Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’un olay sonrası nasıl yurtdışına çıkarıldığı sorusu. Abakarov’un üvey babası Engin Yüceer’in ifadeleri, emniyet içindeki bir grubun "Vali beyin selamı var" diyerek aileyi Antalya’da lüks bir otele yerleştirdiğini ve iki ay boyunca kayıt dışı tuttuğunu ortaya koydu. Bu süreçte emniyet görevlilerinin aileye yazılı güvence verdiği ve MHP’li isimlerin otele ziyaret gerçekleştirdiği iddiaları, olayın sadece bireysel değil, kurumsal bir koruma mekanizmasıyla örtbas edilmeye çalışıldığını gösteriyor.
Firari şüpheliden kan donduran iddialar
ABD’de yakalanan ve iade süreci başlatılan firari şüpheli Umut Altaş’ın açıklamaları, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi. Altaş, dönemin Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürdü. İddiaya göre Türkay Sonel, "Çok bağırıyordu, ben de sıktım" diyerek cinayeti anlattı. Altaş ayrıca cesedin yok edilmesinde vali koruması Şükrü Eroğlu’nun aktif rol aldığını ve Türkay Sonel’in başka kız çocuklarına da istismarda bulunduğunu iddia etti.
Uğurcan Açıkgöz’ün çelişkili ifadeleri
Soruşturmanın bir diğer kritik ismi olan Uğurcan Açıkgöz, ifadesinde Gülistan Doku’yu hiç tanımadığını iddia etse de, HTS kayıtları ve kamera görüntüleri bu beyanı yalanlıyor. Olay günü valinin oğluyla sık sık görüştüğü ve pastaneye tehdit içerikli bir ziyarette bulunduğu belirlenen Açıkgöz’ün adli kontrolle serbest bırakılması, ailenin avukatı Ali Çimen tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Avukat Çimen, Açıkgöz’ün tutuklanması için itirazda bulundu.
Dersim Kadın Platformu: "Organize bir çete gibi hareket ettiler"
Dersim Kadın Platformu üyesi Nurşat Yeşil, yıllardır süren bu sessizliğin arkasında büyük bir güç odağının olduğunu vurguluyor. Yeşil, "Dersim gibi küçük bir yerde tüm erk bir kişinin elinde toplanınca, emniyetten üniversiteye kadar tüm kurumlar bu cinayeti gizlemek için organize bir çete gibi hareket etti" diyerek, sadece şüphelilerin değil, bu sürece göz yuman tüm kamu görevlilerinin yargılanması gerektiğini belirtti.
Dosyada son durum
Soruşturma kapsamında tutuklananlar arasında Mustafa Türkay Sonel, Tuncay Sonel, Zeinal Abakarov, Engin Yüceer, Cemile Yüceer, Şükrü Eroğlu, Gökhan Ertok, Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven ve Çağdaş Özdemir yer alıyor. Uğurcan Açıkgöz, Savaş Gültürk ve Süleyman Önal ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış durumda. Kamuoyu, bu karmaşık ve karanlık ağın tamamen çözülmesini ve adaletin yerini bulmasını bekliyor.