Barış için diyalog temasıyla düzenlenen festival, kentin dört bir yanını dev bir sahneye dönüştürerek sanatseverlere unutulmaz anlar yaşattı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından organize edilen 11. Amed Uluslararası Tiyatro Festivali, dokuzuncu gününde sınırları aşan bir sanat şölenine ev sahipliği yaptı. Farklı kültürlerden gelen sanatçıların performansları, Diyarbakır sokaklarını ve meydanlarını adeta bir açık hava tiyatrosuna çevirdi.
Duyguların dansı: Al Mandil
Festival kapsamında sahne alan Suriye yapımı Al Mandil, izleyicileri derin bir dramın içine çekti. Abeer Odeh’in kaleme aldığı ve Basam Hamidi’nin yönettiği eser, doğuştan görme engelli bir çiftin mucizevi bir şekilde görmeye başlamasının ardından yaşadıkları içsel çatışmaları konu aldı. Shireen Al ve Shoufi Nouras Osman’ın etkileyici performansları, salonu dolduran izleyicilere duygusal anlar yaşattı.

Klasik esere modern dokunuş
Iraklı sanatçı Anas Abdul Samed’in imzasını taşıyan Yes Godot, Samuel Beckett’in ölümsüz eserini alışılagelmişin dışında bir yorumla sahneye taşıdı. Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde sergilenen fiziksel tiyatro oyunu, karakterlerin kendi yaratıcılarıyla olan hesaplaşmasını merkezine alarak izleyiciden tam not aldı.

Çocukların neşe kaynağı İtalyan palyaço
Festivalin en renkli anları ise Kent Meydanı’nda yaşandı. İtalyan sanatçı Simone Romano, Hop Hop isimli sözsüz gösterisiyle çocuklara eğlenceli dakikalar sundu. Kelimelere ihtiyaç duymadan beden diliyle kurduğu bağ sayesinde minik izleyicilerin sevgisini kazanan Romano, festivalin en çok ilgi gören performanslarından birine imza attı.
Uganda Halk Dansları Topluluğu’nun sahne aldığı anlarda ise festival coşkusu zirveye ulaştı. Afrika’nın geleneksel ritimlerini ve enerjisini Diyarbakır’a taşıyan ekip, izleyicileri de performanslarına dahil ederek meydanı dev bir dans pistine çevirdi. Festival, her geçen gün artan heyecanıyla finaline doğru emin adımlarla ilerliyor.
