İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik hazırlanan iddianame, Türkiye’nin yoğun gündemine rağmen tartışılmaya devam ediyor. Muhalefet, davanın canlı yayında yürütülmesini talep ederken, ilk etapta olumlu sinyal veren iktidar cephesinin teklifi TBMM’de MHP ve AKP oylarıyla reddedildi. Soruşturma kapsamında tutuklanan 19 kişinin ise 4 Aralık’ta tahliye edildiği bildirildi.
HUKUKİ ÇEVRELERDEN ELEŞTİRİLER
Siyasi kulislerde iddianamenin yapısı ve amacı tartışma yaratmayı sürdürüyor. Hukukçular, yaklaşan duruşma öncesi dosyanın hacmi ve içeriğine dair çeşitli değerlendirmelerde bulunuyor. Çok sayıda hukukçu, 400 sanıklı iddianamenin hukuki açıdan sağlıklı bir zemin sunmadığını ve dosyadaki çelişkilerin davayı zorlaştıracağını ifade ediyor.
KÜRTÇE ATASÖZÜ ÖNE ÇIKTI
Siyasi değerlendirmeler arasında bir iktidar milletvekilinin yaptığı Kürtçe atasözlü açıklama öne çıktı. Vekil, iddianamedeki dağınık yapıyı eleştirerek, “Biri kavgada büyük taşa yönelirse atma niyeti olmadığı anlaşılır” ifadesiyle dosyanın amacına ilişkin soru işaretlerine işaret etti.
DOSYANIN KAPSAMINA YÖNELİK HUKUKİ KAYGILAR
Hukukçular, iddianamenin temel olay örgüsünden uzaklaştığını ve gereksiz ayrıntılarla büyütüldüğünü dile getiriyor. Bir hukukçu, karmaşık yapıyı şu sözlerle değerlendirdi:
“Bu kadar büyük ve dağınık bir dosya, mahkeme aşamasında daha da karmaşık hale gelecek. Yargıtay aşamasında ise bu dosyanın ters döneceğine şüphe yok. Yargıtay’ın bağımsız ve hukuki değerlere saygılı kadrosu, bu tür sorunlu iddianameleri geri çevirebilir.”
İDDİANAME YAPISINA YÖNELİK ANALİZLER
Ceza davalarında genellikle olayın ana unsuruna odaklanıldığını hatırlatan hukukçular, İBB soruşturmasındaki iddiaların gereğinden fazla genişletildiğini belirtiyor. Bir değerlendirmede, “Cinayet davalarında ölen kişinin birden fazla yerinden bıçaklanması bile olsa, dava kalbe isabet eden darbe üzerinden kurulurdu. Ancak bu iddianameyi incelediğinizde, dosya karışık ve cezalar abartılı…” ifadeleri kullanılarak, dosyaya gereksiz unsurların dahil edildiği vurgulandı.
SİYASİ ETKİ TARTIŞMASI
İddianamenin amacına ilişkin değerlendirmelerde ise siyasi boyuta dikkat çekiliyor. Bir yorumda, sürecin hedefinin hukukî bir sonuç elde etmekten çok siyasi bir etki yaratmak olduğu şu sözlerle ifade edildi:
“Bu iddianameden çıkacak hukuki bir sonucun peşinden gidilmediği açık. Asıl amaç, Ekrem İmamoğlu ve ekibini siyasetin dışına itmek.”





