Hatimoğulları, siyasi, hukuki ve sahaya yansıyan uygulamaların artık zorunlu hale geldiğini dile getirdi. Sürecin yalnızca iyi niyet açıklamalarıyla ilerlemesinin mümkün olmadığını belirtti ve karar alma mekanizmalarının sorumluluğuna dikkat çekti.

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde düzenlenen halk buluşmasında yaptığı konuşmada, Kürt meselesinin güvenlik merkezli yaklaşımlar yerine siyasi ve hukuki araçlarla ele alınması gerektiğini ifade etti.

“NİYET BEYANI DEĞİL, PRATİK ÇÖZÜM ZAMANI”

Hatimoğulları, Cumhurbaşkanı’nın grup toplantısındaki açıklamalarına atıfta bulunarak, sorumluluğun özellikle iktidarda olduğunu söyledi:

“Bu süreç artık niyet beyanıyla ilerleyemez. Gelinen aşamada siyasi, hukuki ve sahada somut bir aşamaya geçilmelidir. Kürt sorununu güvenlikçi akıldan çıkarıp siyasi ve hukuki bir zemine taşımamız gerekiyor. Yasa yapma çoğunluğu iktidarda. Bu nedenle en büyük sorumluluk da onlardadır.”

Sürecin yalnızca iyi niyet mesajlarıyla sürdürülemeyeceğini ifade eden Hatimoğulları, “İyi niyet beyanları sayfası kapanmalı, pratik anlamda çözüm sayfası açılmalıdır” dedi.

MECLİS ÇALIŞMALARI VE HUKUKİ DÜZENLEME TALEPLERİ

Hatimoğulları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yürütülen komisyon çalışmalarına değinerek, taslak metinde Kürt sorununun hâlen “terör” çerçevesinde ele alındığını savundu.

Sorunun tarihsel ve siyasal boyutlarına dikkat çeken Hatimoğulları şu talepleri dile getirdi:

“Umut hakkının raporda açık biçimde yer alması, silahsızlanmayı düzenleyecek özel yasanın çıkarılması, demokratikleşme adımlarının atılması, kayyum yasasının kaldırılması ve seçilmişlerin göreve iadesi, TCK ve TMK’de değişiklik yapılması, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması.”

Hatimoğulları, özellikle “umut hakkı” düzenlemesinin hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları hem de çok sayıda tutuklu açısından önem taşıdığını belirtti. Ayrıca Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının gerekliliğini vurguladı.

BÖLGESEL GELİŞMELERİN SÜRECE ETKİSİ

Hatimoğulları, Suriye ve Rojava bölgesindeki askeri ve siyasi gelişmelerin Türkiye’de yürütülen çözüm sürecini doğrudan etkilediğini savundu.

“Rojava’da saldırılar sürerken Türkiye’de barış konuşmanın zorluklarına dikkat çektik” diyen Hatimoğulları, 30 Ocak Mutabakatı’nın uygulanması gerektiğini söyledi.

KALICI BARIŞ İÇİN ÜÇ TEMEL BAŞLIK

Hatimoğulları, sürdürülebilir ve onurlu bir barış için üç temel unsur bulunduğunu belirtti:

“Barışın bu topraklarda tesis edilmesi için üç sacayağına ihtiyacımız var: hukuk, demokrasi ve özgürlük.”

Bu alanlarda asgari düzeyde ilerleme sağlanmasının toplumda güven oluşturacağını ifade etti.

SAHADAKİ GÜVEN SORUNU VE BEKLENTİLER

Toplantılarda en sık dile getirilen konunun uygulamaya dönük adım eksikliği olduğunu belirten Hatimoğulları şu değerlendirmeyi yaptı:

“Halk, ‘Somut bir adım görmedik, bu sürece nasıl güveneceğiz?’ diyor. Bu eleştiriler haklıdır. Barış bize altın tepside sunulmayacak. Daha güçlü örgütlenmeliyiz.”

Konuşmasını, “O gemi o limana mutlaka varacak” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi