Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki Doski Vadisi'nde yaklaşık yarım asır önce toprakla buluşturulan Antep fıstığı ağaçları, bölgenin zorlu iklimine ve yaşanan göçlere rağmen bugün bereketli ürünlerini veriyor. Köşkönü köyünde yaşayan çiftçi Mehmet Baskın'ın 1975-1976 yıllarında büyük bir öngörüyle getirdiği fideler, bugün bölge tarımı için şaşırtıcı ve umut verici bir başarı hikayesine dönüştü. Yüksekova Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen, Köşkönü köyüne giderek Mehmet Baskın ile bir araya geldi ve ağaçların verimini yerinde inceledi. Geçirgen, bölgede yetişmeyeceğine inanılan ürünlerin aslında ne kadar kaliteli sonuçlar verebileceğini bizzat gözlemlediğini belirtti.
Yıllara meydan okuyan fıstık bahçeleri
Geçmişte bölgede yaşanan köy boşaltmaları nedeniyle uzun süre bakımsız kalan bu ağaçlar, köye dönüş projeleriyle birlikte yeniden hayat buldu. Mehmet Baskın'ın diktiği binlerce ağaç, yıllar sonra tekrar meyve vererek çiftçilerin yüzünü güldürdü. Perviz Geçirgen, bu ürünlerin sadece bir tarım başarısı olmadığını, aynı zamanda bölge ekonomisi için stratejik bir fırsat sunduğunu ifade etti. Geçirgen, Gaziantep ile özdeşleşen Antep fıstığının artık Hakkari'nin yüksek rakımlı topraklarında da yetişebildiğini kanıtladıklarını vurguladı. Bu durum, bölge halkı için yeni bir gelir kapısı aralarken tarımsal çeşitliliğin artabileceğine dair güçlü bir işaret veriyor.
Ekonomik kalkınma ve göçün önlenmesi
Fıstık üretiminin kırsal kalkınma için kritik bir rol oynayabileceğini belirten Geçirgen, bu potansiyelin profesyonel desteklerle daha ileriye taşınması gerektiğini söyledi. Özellikle gençlerin büyük şehirlere göç etmesini engellemek adına bu tür tarımsal faaliyetlerin teşvik edilmesi büyük önem taşıyor. Üniversitelerin denetiminde menengiç ağaçlarının aşılanarak fıstık ağacına dönüştürülmesi, bölgedeki verimliliği katlayabilir. Mehmet Baskın ise 5 ila 6 bin civarındaki ağacın bakım ve budama süreçleri iyileştirilirse çok daha yüksek verim alınabileceğini belirtti. Baskın, geçmişte yaşanan zorunlu göçler nedeniyle ağaçların bir kısmının kuruduğunu ancak kalanların hala büyük bir potansiyel taşıdığını ifade etti. Devletten beklenen profesyonel destek ve teknik eğitimler, bu bölgeyi önemli bir fıstık üretim merkezi haline getirebilir. Gelecek dönemde yapılacak doğru yatırımlar, hem yerel istihdamı artıracak hem de bölge ekonomisine ciddi bir katma değer sağlayacaktır.