Mide kanseri, dünyada ve Türkiye'de en sık görülen ve en ölümcül kanser türlerinden biri olmayı sürdürüyor. Hastalığın en tehlikeli yanı ise çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi ve tanı konulduğunda artık geç kalınmış olması. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan Prof. Dr. Sebahattin Çelik'in katkı sunduğu bilimsel rapor, bu acı tabloyu gözler önüne sererken erken teşhis için yeni bir yol haritası öneriyor.
VAN'DAKİ 11 YILLIK VERİ ÇARPTICI SONUÇLAR ORTAYA KOYDU
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 2015-2025 yıllarına ait endoskopi ve patoloji kayıtları üzerinde yapılan incelemede, biyopsi sonucu bulunan 45 bin 264 hastanın 1.469'unda kanser saptandığı belirtildi. Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise hastalığın tanı konulduğunda çoğu zaman ileri evreye ulaşmış olmasıydı. Kanser evresi belirlenebilen hastaların yüzde 84,9'unun tanı sırasında hastalığın ilerlemiş veya başka organlara yayılmış olduğu evrede bulunduğu ifade edildi.
40 YAŞINDAN İTİBAREN ENDOSKOPİK TARAMA ÖNERİSİ
Prof. Dr. Çelik'in katkı sunduğu raporun öne çıkan önerilerinden biri, mide kanseri riskinin yüksek olabileceği bölgelerin ayrı değerlendirilmesi ve 40 yaşından itibaren endoskopik tarama seçeneğinin bilimsel olarak araştırılması oldu. Halk arasında mideye kamerayla bakılması olarak bilinen endoskopi, yemek borusu ve midenin iç yüzeyinin doğrudan incelenmesini sağlıyor. Bu işlem sırasında şüpheli görülen alanlardan biyopsi alınabiliyor ve böylece kanser veya kanser öncüsü değişikliklerin araştırılması mümkün olabiliyor.
HENÜZ ULUSAL BİR TARAMA PROGRAMI DEĞİL
Ancak 40 yaşından itibaren endoskopik tarama önerisinin henüz uygulanmaya başlanmış ulusal bir tarama programı anlamına gelmediği vurgulanıyor. Raporda, öncelikle bölgedeki gerçek kanser sıklığının nüfus temelli araştırmalarla belirlenmesi gerektiği; ardından hedef yaş grubu, sağlık personeli ihtiyacı, teknik altyapı ve maliyet gibi unsurların değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda bilimsel bir pilot çalışma yürütülmesi, önerilen modelin uygulanabilirliğinin ve sağlayabileceği yararın değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
BİR CERRAHIN BİLİMSEL MİRASI
Prof. Dr. Sebahattin Çelik'i öne çıkaran en önemli özelliklerden biri, hekimliği yalnızca ameliyat masasında gerçekleştirilen bir müdahaleden ibaret görmeyen mesleki yaklaşımı. Yıllardır ameliyathanede hayat kurtaran, genç cerrahlar yetiştiren ve bilimsel çalışmalarıyla tıp dünyasına katkı sunan Çelik, bu kez mide kanseriyle mücadelede erken teşhis için dikkat çeken bir öneriyle gündemde. Ameliyathanede edindiği deneyimi bilimsel bir yol haritasına dönüştüren Çelik'in katkı sunduğu rapor, mide ve yemek borusu kanserlerinin erken teşhisi için bölgeye özgü bir tarama modelinin değerlendirilmesini gündeme taşıyor.
KONGRE SUNUMU BEKLENİYOR
Prof. Dr. Sebahattin Çelik'in katkılarıyla hazırlanan bilimsel raporun, Mide ve Özofagus Cerrahisi Derneği (MÖÇED) tarafından düzenlenecek II. Mide ve Özofagus Cerrahisi Kongresi'nde sunulması bekleniyor. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin verilerinden hareketle hazırlanan çalışmanın, kongrede bilim dünyasıyla paylaşılması ve mide kanseriyle mücadelede erken teşhise yönelik bilimsel tartışmalara katkı sunması hedefleniyor. Çalışmanın kongre programında yer alması hâlinde, 40 yaşından itibaren endoskopik tarama seçeneği, bölgesel risk değerlendirmesi ve olası bir pilot uygulamanın gereklilikleri uzmanlar tarafından ele alınabilecek.