Strazburg'da toplanan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM kararlarının uygulanmaması nedeniyle Türkiye'ye yönelik baskısını artırdı; Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala'nın serbest bırakılması için acil eylem çağrısı yapıldı.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 9-11 Haziran tarihleri arasında Strazburg'da gerçekleştirdiği 1563’üncü İnsan Hakları toplantısında, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelerdeki AİHM kararlarının uygulanma sürecini masaya yatırdı. Gündemin en dikkat çeken başlıkları ise uzun süredir tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Osman Kavala dosyaları oldu.
Siyasi motivasyon vurgusu
Komite, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutukluluk süreçlerine dair hazırlanan raporda, ikilinin milletvekili oldukları dönemde herhangi bir somut kanıt olmaksızın gözaltına alındıklarını hatırlattı. Mevcut tutukluluk hallerinin hukuki bir zeminden ziyade "siyasi bir motivasyon" taşıdığına dikkat çeken Komite, iç hukuk mahkemelerinin sunduğu delillerin mahkumiyet kararlarını haklı çıkarmaya yetmediğini vurguladı.
Kararda, Türk yetkililere Demirtaş ve Yüksekdağ’ın derhal serbest bırakılması için tüm imkanların seferber edilmesi çağrısı yapıldı. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin başvurucuların şikayetlerini gecikmeksizin ve AİHM tespitleriyle uyumlu şekilde ele alması gerektiği belirtildi.
Kavala için süre daralıyor
Osman Kavala dosyasıyla ilgili olarak ise Komite, tutukluluğun devam etmesinden duyulan "derin üzüntüyü" kayıtlara geçirdi. Türk makamlarına, Kavala’nın serbest bırakılması için yürütülen çabaların hızlandırılması talimatı verilirken, Anayasa Mahkemesi'nin 31 Ağustos 2026 tarihinden önce etkili bir karar vermesinin zorunluluk olduğu ifade edildi. Komite, Kavala dosyasında somut bir ilerleme kaydedilmemesi durumunda, Eylül ayındaki 1569’uncu toplantıda ek yaptırım adımlarının atılacağının sinyalini verdi.
Umut hakkı ve çözüm süreci beklentisi
Toplantıda dikkat çeken bir diğer detay ise Abdullah Öcalan’ın da yer aldığı "Gurban Grubu" dosyası oldu. Komite, bu dosyada "umut hakkı" konusunu gündeme almazken, Türkiye'den 2026 yılının Haziran ayına kadar konuyla ilgili bilgilendirme yapmasını beklediğini yineledi.
Bununla birlikte Komite, Demirtaş ve Kavala kararları özelinde, Kürt sorununun çözümü için Meclis bünyesinde kurulması planlanan komisyonlara dair tavsiyelerini de hatırlattı. Üye devletler, Türkiye'den bu süreçte alınan veya planlanan tedbirlerin düzenli olarak raporlanmasını talep ederek, AİHM kararlarına uyumun şartsız bir yükümlülük olduğunu bir kez daha vurguladı.