Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıl sonra Edirne Cezaevi’nden tahliye edilmesinin ardından cezaevi önünde açıklamalarda bulundu.
Kendisini karşılamaya gelenlere teşekkür eden Mızraklı, Türkiye’de yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunurken barış, demokratikleşme ve şeffaflık vurgusu yaptı.
“Türkiye açısından temel bir ayrım noktasına geldik”
Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini söyleyen Mızraklı, sürecin olası provokasyonlar dikkate alınarak yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Mızraklı, “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var” diyerek sürecin dikkatli, özenli ve hızlı ilerlemesi gerektiğini söyledi.
Sürecin toplum tarafından anlaşılabilmesi için şeffaflığın önemine dikkat çeken Mızraklı, kamuoyunun sürecin nereye doğru ilerlediğini görebilmesi gerektiğini ifade etti.
2015 sonrasındaki döneme ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mızraklı, bu yılları “hukuk dışılığın” öne çıktığı bir dönem olarak nitelendirdi ve bundan sonraki süreçte demokratik mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

Öcalan’ın başlattığı sürece ilişkin konuştu
Mızraklı, Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yaptığı çağrı ve sonrasında gelişen sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Sürecin başlangıcını dini bir metaforla anlatan Mızraklı, “Bismillah’ı orada verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle Kur’an-ı Kerim’in ilk ayeti olan Fatiha’sı okunmuş” ifadelerini kullandı.
Mızraklı, sürecin yalnızca siyasi aktörler arasında yürütülen bir görüşme olarak ele alınmaması gerektiğini belirterek toplumsal zeminin güçlendirilmesine dikkat çekti.
“Asıl burada olması gereken Demirtaş’tı”
Mızraklı’nın açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de aynı cezaevinde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş oldu.
Cezaevi kapısını işaret eden Mızraklı, şöyle konuştu:
“Eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş’tı.”
Mızraklı, Demirtaş ve cezaevindeki diğer isimlerin de serbest bırakılması gerektiğini savunarak yeniden Edirne’ye gelmek istediğini söyledi.
“İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin’i almak için gelmek istiyorum” dedi.
Demirtaş’ın mesajını aktardı
Mızraklı, cezaevinden ayrılırken Demirtaş’ın kendisine ilettiği mesajı da kamuoyuyla paylaştı.
Demirtaş’ın mesajını, “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm” sözleriyle aktardı.
Mızraklı, barışın yalnızca siyasi kararlarla değil, toplumsal hafıza ve güvenin yeniden kurulmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
Gazetecilere Öcalan ve Demirtaş çağrısı
Konuşmasının sonunda medya kuruluşlarına da seslenen Mızraklı, gazetecilerin cezaevindeki siyasi isimlerle ve Abdullah Öcalan’la herhangi bir kısıtlama olmadan görüşebileceği koşulların oluşmasını istedi.
Mızraklı, “Demirtaş başta olmak üzere, İmralı’da Sayın Öcalan başta olmak üzere” cezaevindeki isimlerle gazetecilerin özgürce mülakat yapabileceği günlerin gelmesini temenni ettiğini söyledi.
Mızraklı, önümüzdeki günlerde gazetecilerle yeniden bir araya gelerek hem cezaevi sürecine hem de güncel siyasi gelişmelere ilişkin daha kapsamlı değerlendirmelerde bulunacağını belirtti.