Hamilelik, anne karnındaki bebeğin gelişimiyle birlikte protein, enerji, vitamin, mineral ve sıvı ihtiyacının arttığı bir dönemdir. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Mehmet Veysel Arın, uzun süreli açlık ve susuz kalmanın hem anne hem de bebek sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti:
"Hamilelikte oruç tutulması kişisel bir karardır ancak bu kararı vermeden önce gebeliğin evresi, eşlik eden bir sistemik hastalık veya ek risk faktörü olup olmadığı dikkate alınmalı ve gebeliği takip eden uzmanın görüşü mutlaka alınmalıdır."
İLK ÜÇ AYLIK DÖNEMDE RİSKLER
Hamileliğin ilk üç ayı, bebeğin hızlı büyüme ve gelişme dönemidir. Bu dönemde anne adayının yeterli besin, vitamin ve minerali alması kritik önem taşır. Op. Dr. Arın, bu dönemde bulantı, kusma, mide rahatsızlıkları ve iştahsızlığın beslenmeyi zorlaştırabileceğini belirtti. Ayrıca uzun süreli açlık ve susuzluk durumlarının kan şekeri düşmesi, tansiyon sorunları, bayılma ve sıvı kaybına yol açabileceğini ifade etti:
"Tüm bunlar anne adaylarında endişe, kaygı ve birtakım riskleri beraberinde getirebilir."
ORTA VE SON DÖNEMLERDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Hamileliğin ikinci üç aylık dönemi (4-6 aylar) bir önceki döneme göre daha güvenlidir. Ancak kalp hastalığı, hipertansiyon, diyabet veya erken doğum riski bulunan anne adaylarında oruç tutmak komplikasyon riskini artırabilir. Üçüncü üç aylık dönemde ise bebek hızlı kilo almakta ve anne doğuma hazırlanmaktadır. Uzun süreli açlık ve susuzluk, kan şekeri ve tansiyon dengesini bozabilir, gebeliğe bağlı diyabet, kansızlık, tansiyon düşmesi veya hipertansiyon gibi riskler yaratabilir. Ayrıca yetersiz sıvı alımı enfeksiyon, sindirim sorunları ve erken doğum riskini artırabilir.
ORUÇ TUTMAK İSTEYEN ANNE ADAYLARINA ÖNERİLER
Op. Dr. Arın, hamilelik sırasında sistemik hastalıkları olan veya düzenli ilaç kullananların oruç tutmaması gerektiğini vurguladı. Oruç tutmak isteyenler için ise şu önerilerde bulundu:
• Sahurda dengeli, hafif ve protein açısından zengin besinler tercih edilmelidir.
• İftar öğünleri 2-3 öğüne bölünmeli ve iftar ile sahur arasında 2-3 litre sıvı alınmalıdır.
• Aşırı şekerli, yağlı ve tuzlu gıdalardan kaçınılmalıdır.
• Glisemik indeksi düşük makarna, kepekli ekmek, tahıllar, fasulye ve tuzsuz kuruyemişler tercih edilmelidir.
• Tatlı seçimlerinde sütlü ve meyveli seçenekler öne çıkarılmalıdır.
• Mevsiminde taze meyve ve sebze tüketimi sürdürülmelidir.
• Gebelik kontrolleri aksatılmamalı, doktorun önerdiği vitamin ve mineral destekleri alınmalıdır.
• Gün içinde aşırı hareketsiz kalınmamalı ve bebek hareketleri takip edilmelidir.





