Üroloji Uzmanı Op. Dr. Veysel Yüzgeç, 50 yaşından sonra erkeklerin düzenli prostat kontrolü yaptırmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Elazığ Medilines Hastanesi bünyesinde görev yapan Op. Dr. Veysel Yüzgeç, prostat sağlığı ve kanser riski hakkında önemli uyarılarda bulundu. Prostat bezinin her erkekte bulunduğunu ve yaş ilerledikçe büyüme eğilimi gösterdiğini belirten Yüzgeç, bu durumun 40'lı yaşlardan itibaren belirti vermeye başlayabileceğini ifade etti.
Prostat sağlığında erken teşhisin önemi
Prostatın iyi veya kötü huylu büyüme gösterebileceğini hatırlatan Dr. Yüzgeç, özellikle kötü huylu büyümenin zamanında tespit edilmesinin hayat kurtarıcı olduğunu belirtti. Sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar yaparken zorlanma veya idrarın tam boşalamaması gibi şikayetlerin prostat hastalıklarının habercisi olabileceğini dile getirdi. Hastaların genellikle bu şikayetlerle başvurduğunu ancak kanserin sinsi ilerleyebileceğini vurgulayan uzman, düzenli muayenenin bu noktada kritik bir rol oynadığını söyledi.
Kanser evreleri ve tedavi süreçleri
Prostat kanserinin dört farklı evrede incelendiğini aktaran Dr. Yüzgeç, hastalığın ileri evrelerde teşhis edilmesinin tedavi sürecini zorlaştırdığını belirtti. İlk evrelerde kanserin prostat bezinin dışına çıkmadığını ve bu aşamada yakalanan hastaların tedavi şansının çok daha yüksek olduğunu ifade etti. İkinci evrede kanser dokusunun prostatın her iki lobuna yayıldığını, üçüncü ve dördüncü evrelerde ise organ dışına taşarak uzak metastaz yapabildiğini açıkladı. Özellikle dördüncü evrede kemik metastazı gibi ciddi durumların ortaya çıkabildiğini ve bu aşamadaki hastaların klinik tablolarının oldukça ağır seyrettiğini dile getirdi.
Düzenli kontrol hayat kurtarıyor
Hastaların hastalık ilerlemeden tespit edilmesinin en etkili yolunun yıllık kontroller olduğunu yineleyen Dr. Yüzgeç, 50 yaşından sonra her erkeğin mutlaka üroloji muayenesinden geçmesi gerektiğini söyledi. Muayene ve görüntüleme yöntemlerinin yanı sıra kanda bakılan PSA değerinin de tanı sürecinde önemli bir gösterge olduğunu belirtti. PSA yüksekliği saptanan hastalarda ileri tetkiklerin, multiparametrik MR ve biyopsi gibi yöntemlerin devreye girdiğini ifade etti. Sonuç olarak, hiçbir şikayeti olmasa dahi erkeklerin yılda en az bir kez, mümkünse altı ayda bir uzman hekime görünerek prostat sağlığını takip ettirmeleri gerektiğini vurguladı.