MASSAD Başkanı Sebahattin Bozcan ve yönetim kurulu üyeleri, Elazığ’ın Maden ilçesine bağlı Kartaldere köyünde yer alan Seyyid Muhammed Kattal Hazretleri Türbesi’nde detaylı incelemelerde bulundu. Elazığ’ın sahip olduğu tarihi ve manevi zenginlikleri gün yüzüne çıkarmayı hedefleyen dernek yönetimi, asırlık bu mirasın korunarak inanç turizmine kazandırılması gerektiğinin altını çizdi. Şehrin kültürel potansiyelini artırmak için projeler geliştiren MASSAD, Peygamber Efendimiz’in beşinci göbekten torunu olduğu ifade edilen Seyyid Muhammed Kattal’ın türbesini ziyaret ederek bölgenin mevcut durumunu yerinde gözlemledi. Gezin beldesinin yaklaşık 15 kilometre kuzeyinde bulunan ve içerisinde mescit, misafirhane ile makam bölümü barındıran türbe, uzun yıllardır ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Ancak dernek yönetimi, bu önemli manevi noktanın hak ettiği tanıtıma ve altyapıya kavuşması için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini vurguluyor.
Manevi mirasın korunması çağrısı
Başkan Sebahattin Bozcan, bölgenin sadece bir köyden ibaret olmadığını, asırlardır süregelen güçlü bir inanç geleneğine ev sahipliği yaptığını belirtti. Muhammed Kattal Hazretleri’nin yaklaşık 10 asır önce İslam’ı ve insanlığı tebliğ etmek amacıyla bu topraklara geldiğini hatırlatan Bozcan, bölgenin manevi değerine dikkat çekti. Hazardağı ile Akdağ arasında, Masar Dağı eteklerinde yer alan bu özel mekanın, Sivrice, Maden, Alacakaya ve Arıcak ilçelerinin kesişim noktasında bulunduğunu ifade etti. Bozcan, türbenin mevcut durumunun taşıdığı tarihi ve manevi kimliğe yakışır seviyede olmadığını belirterek, inanç turizmi açısından henüz arzu edilen noktaya ulaşılamadığını dile getirdi. Sözlü tarih geleneğinde önemli bir yeri olan bu türbenin, gelecek nesillere daha iyi şartlarda aktarılması gerektiği üzerinde durdu.
Geleceğe yönelik proje hedefleri
Dernek olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Kültür Müdürlüğü nezdinde gerekli girişimleri başlattıklarını açıklayan Bozcan, sonuçların kısa sürede alınmasını beklediklerini ifade etti. MASSAD’ın temel amacının, bu tarihi mirası bilimsel araştırmalar ve hukuki mevzuatlar ışığında ele alarak bölgeye kazandırmak olduğunu belirtti. Hedeflerinin sadece bir türbe yapısı değil, ziyaretçilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, bölgenin tarihi dokusuna uygun bir külliye projesi geliştirmek olduğunu vurguladı. Somuncu Baba Külliyesi örneğinde olduğu gibi çevre düzenlemesi ve yapısal iyileştirmelerle bölgenin bir çekim merkezi haline getirilmesi planlanıyor. Ehl-i Beyt’e duyulan muhabbetle bu mirasa sahip çıkmanın ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Bozcan, dernek olarak proje ve araştırma süreçlerinde üzerlerine düşen her türlü görevi yerine getirmeye hazır olduklarını yineledi. Geçmişten devralınan bu emanetin, tarihi kimliğine uygun şekilde geleceğe taşınması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.