Elazığ'da üzüm ve ceviz hasadının tamamlanmasıyla birlikte coğrafi işaret tescilli orcik yapımı köylerde büyük bir hareketlilikle başladı. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan bu yöresel lezzet, sadece Türkiye'nin 81 ilinde değil, aynı zamanda Almanya, Hollanda ve Rusya gibi ülkelerde de ciddi bir alıcı kitlesine ulaşıyor. Köylülerin en önemli geçim kaynaklarından biri olan orcik, zahmetli ve sabır isteyen bir üretim sürecini beraberinde getiriyor. Üretim süreci, cevizlerin toplanıp kırılmasıyla başlıyor ve ardından bağlardan toplanan üzümlerin sıkılmasıyla devam ediyor. Sıkılan üzüm suyu, bölgeye has beyaz toprakla mayalandırıldıktan sonra büyük kazanlarda şıra haline getirilerek kaynatılıyor. İpe dizilen cevizler, bu kaynayan şıraya defalarca batırılarak nihai formuna kavuşturuluyor.
Emek yoğun üretim süreci
Değirmenönü köyünde yaklaşık 20 yıldır bu işi yapan Servet Çakmak, ailesiyle birlikte tamamen doğal yöntemlerle üretim gerçekleştiriyor. Çakmak ailesi, artan taleplere yetişebilmek adına sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar yoğun bir çalışma temposu sergiliyor. Üretim sürecinin zorluğuna rağmen ortaya çıkan ürünün kalitesi, talebin her geçen yıl artmasını sağlıyor. Servet Çakmak, 30 kilogramla başladığı bu serüvenin bugün Türkiye'nin dört bir yanına uzanan bir ticari başarıya dönüştüğünü belirtiyor. Özellikle sıkım günlerinde gece saat 03.00'te başlayan mesai, gece yarısına kadar aralıksız devam ediyor. Eylül ayının ortasında başlayan bu yoğun sezon, Ekim ayının sonuna kadar büyük bir titizlikle sürdürülüyor.
Yurt dışına uzanan lezzet yolculuğu
Üretimde sadece üzüm, ceviz ve un gibi doğal malzemeler kullanılıyor ve hiçbir katkı maddesine yer verilmiyor. Çakmak, yaşlanmaları nedeniyle artık karıştırmalı kazanlar kullanarak iş yüklerini hafifletmeye çalıştıklarını ifade ediyor. Günlük ortalama 120 kilogram orcik üretimi yapan aile, ürünlerinin fabrikasyon değil tamamen el emeği olduğunu vurguluyor. Almanya, Hollanda ve Rusya gibi ülkelere gönderilen orcikler, bölgenin tanıtımına da önemli katkı sağlıyor. Üreticiler, geleneksel yöntemleri koruyarak bu kültürel mirası gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Siparişlere yetişmekte zorlanan üreticiler, gösterilen ilgiden oldukça memnun olduklarını dile getiriyor. Orcik, hem besleyici değeri hem de doğal yapısıyla tüketicilerin sofralarında vazgeçilmez bir yer tutmaya devam ediyor.