Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Elazığ İl Başkanlığı'nda düzenlenen teşkilat buluşmasında Türkiye'nin ekonomik hedeflerini ve dış politika vizyonunu paylaştı. Yılmaz, Türkiye'nin bölgesel bir istikrar limanı olduğunu belirterek, 2029 yılına kadar ekonomide yüzde 5 oranında büyüme hedeflediklerini açıkladı.
Netanyahu'nun sözlerinin hiçbir kıymeti yok
Yılmaz, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Türkiye'ye yönelik söylemlerinin iç siyasetteki sıkışmışlığı aşma çabası olduğunu ifade etti. Türkiye'nin zalimlerin karşısında ve mazlumların yanında durmaya devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, Filistin davasını ve iki devletli çözümü savunmayı sürdüreceklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünya genelindeki adalet arayışına dikkat çeken Yılmaz, Türkiye'nin tarihi birikimiyle daha adil bir dünya mümkün kılmak için çalıştığını dile getirdi.

Türkiye bir istikrar limanı
Bölgenin ateş çemberi içinde olduğunu hatırlatan Yılmaz, Türkiye'nin güçlü savunma sanayisi ve barışçıl diplomasiyle bu zorlu süreçten başarıyla çıkacağını söyledi. Türkiye'nin sadece kendi güvenliğini değil, geniş bir coğrafyada istikrarı öncelediğini ifade eden Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ülkenin daha da güçleneceğini vurguladı.

Ekonomide devasa büyüme
AK Parti iktidarı döneminde Türkiye ekonomisinin büyük bir dönüşüm geçirdiğini belirten Yılmaz, 2002 yılında 239 milyar dolar olan milli gelirin yıl sonunda 1,8 trilyon dolara ulaşacağını açıkladı. İhracat rakamlarının 405 milyar dolar seviyesine çıktığını belirten Yılmaz, Türkiye'nin satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11'inci büyük ekonomisi olduğunu hatırlattı. Enflasyonla mücadelenin öncelikli olduğunu belirten Yılmaz, bu sorunu aşama aşama çözdüklerini ifade etti.

Yeni anayasa çağrısı
Türkiye'nin vesayetçi sistemlerden kurtulduğunu ve sivil iradenin hakim olduğunu belirten Yılmaz, darbe anayasası ayıbından kurtulmak için yeni bir anayasa çağrısında bulundu. Toplumsal uzlaşma ile sivil ve demokratik bir anayasanın milletimize kazandırılması gerektiğini söyleyen Yılmaz, savunma sanayisindeki başarıların ve diplomatik misyonların Türkiye'nin küresel etkisini artırdığını sözlerine ekledi.