Eğitim-Sen, KYK’ye bağlı Muş Sultan Alparslan Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrencilerin son kullanma tarihi geçmiş gıdalar nedeniyle zehirlendiğini belirterek konuya ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Sendika, “Zehirlenme vakaları, bağımsız bir soruşturmayla incelenmeli ve sorumlular yargı önüne çıkarılmalıdır” ifadelerine yer verdi.

YAKLAŞIK 100 ÖĞRENCİNİN ETKİLENDİĞİ İDDİA EDİLDİ

Eğitim-Sen’in açıklamasında, tarihi geçmiş gıdalar nedeniyle yaklaşık 100 öğrencinin zehirlendiği ifade edildi. Zehirlenme sonrası durumu protesto eden öğrencilerin ise “yurttan atılmakla” tehdit edildiği öne sürüldü.

Sendika, yaşanan bu durumun ihmalin ötesine geçtiğini belirterek, bunun kamusal sorumluluğun, insan sağlığının ve gençlerin yaşam hakkının göz ardı edilmesi anlamına geldiğini KAYDETTİ.

“MÜNFERİT DEĞİL, SİSTEMATİK SORUN”

Açıklamada, olayın “münferit olmadığı” vurgulandı ve son yıllarda Türkiye genelindeki birçok KYK yurdunda bozuk yemekler, hijyen eksikliği ve keyfi uygulamalar nedeniyle öğrencilerin sıkça hastanelik olduğu hatırlatıldı.

Bu vakaların, “sistematik bir denetimsizlik ve cezasızlık düzeninin ürünü” olduğu değerlendirilerek, KYK yurtlarının öğrencilerin güvenli barınma ve sağlıklı beslenme hakkını sağlayan kamusal alanlar olması gerektiği ifade edildi.

YÖNETİM ANLAYIŞINA ELEŞTİRİ

Eğitim-Sen, mevcut yönetim anlayışının bu alanları “kâr hırsının, yandaş ihalelerin ve keyfi idareciliğin laboratuvarına dönüştürdüğü” görüşünü paylaştı. Devletin görevinin öğrencilerin sağlığını korumak, barınma ve beslenme haklarını güvence altına almak olduğu hatırlatıldı.

SENDİKANIN TALEPLERİ

Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:

“Bugün gelinen noktada bu haklar, piyasa mantığının ve liyakatsiz kadroların elinde çürümektedir. Öğrencilerin yaşam hakkını hiçe sayan, zehirli gıdalarla besleyen, sesini çıkaranı tehdit eden hiçbir yönetim görevde kalamaz. KYK ve bağlı yurtlarda yaşanan zehirlenme vakaları, bağımsız bir soruşturmayla incelenmeli ve sorumlular yargı önüne çıkarılmalıdır.

Öğrencilerin barınma ve beslenme hakları kamusal, sağlıklı ve güvenli koşullarda yeniden düzenlenmelidir. Protesto eden öğrenciler üzerindeki baskı ve tehditler sona erdirilmeli, demokratik haklarını kullanan öğrencilere yönelik soruşturma ve cezalandırmalar durdurulmalıdır. Eğitimi, barınmayı ve yaşamı, piyasanın insafına terk eden bu düzen değişene kadar; herkes için kamusal, demokratik, bilimsel ve güvenli bir eğitim hakkı mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Kaynak: ANKA