Komşu ülkede hızla yayılan Batı Nil Virüsü, sağlık otoritelerini alarma geçirdi. Kısa sürede 65 kişiye ulaşan vakaların büyük bir kısmında ağır sinir sistemi tahribatı gözlemlenirken, yetkililer iklim değişikliğinin tetiklediği risklere karşı vatandaşları tedbirli olmaya çağırıyor.
Avrupa genelinde artan sivrisinek popülasyonu, beraberinde ciddi sağlık risklerini de getirdi. Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) tarafından paylaşılan güncel veriler, Batı Nil Virüsü'nün ülkede yarattığı tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi. Sadece son yedi gün içinde 23 yeni vakanın kayıtlara geçmesiyle birlikte, toplam enfekte sayısı 65'e yükseldi.
Sinir sistemini hedef alıyor
Virüsün klinik seyri, uzmanları endişelendiren en önemli detay olarak öne çıkıyor. Tespit edilen son vakaların 22'sinde virüsün merkezi sinir sistemine doğrudan saldırarak ağır klinik tablolara yol açtığı belirtildi. Hastalık nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 4'e ulaştı. Hafif seyreden vaka sayısının oldukça düşük kalması, virüsün agresif yapısını bir kez daha kanıtladı.
Salgının merkez üssü neresi?
EODY raporlarına göre virüsün en yoğun görüldüğü bölgeler; Attika, Tesalya, Orta Makedonya ve Batı Yunanistan olarak belirlendi. İklim değişikliğinin sivrisineklerin üreme döngüsünü hızlandırdığını belirten bilim insanları, özellikle sınır bölgelerinde gözlem ve tarama faaliyetlerinin artırılması gerektiğinin altını çiziyor.
Korunmak için neler yapılmalı?
Özellikle yaşlılar ve kronik rahatsızlığı bulunanlar için hayati tehlike arz eden virüse karşı uzmanlar şu önerilerde bulunuyor:
Durgun sular sivrisineklerin ana üreme kaynağıdır; bahçelerde veya balkonlarda su birikintisi bırakılmamalıdır.
Açık havada vakit geçirirken vücudu kapatan kıyafetler tercih edilmeli ve onaylı sivrisinek kovucular kullanılmalıdır.
Akşam saatlerinde sivrisinek aktivitesinin arttığı göz önünde bulundurularak pencerelerde koruyucu sineklikler kullanılmalıdır.