20 Ocak akşamı, Şam geçiş hükümetine bağlı grupların saldırıları gölgesinde ilan edilen 4 günlük ateşkes, 24 Ocak’ta uluslararası güçlerin garantörlüğünde 15 gün daha uzatıldı. Ancak kuşatma ve saldırılar sona ermedi. Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Hasiçi ve Kobani kırsalında Şam bağlantılı grupların gerilimi tırmandırdığını ve ateşkesin 20’den fazla kez ihlal edildiğini açıkladı. Saldırılarda sivil yerleşimler de hedef alındı; Meşeli köyüne düzenlenen saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu 5 sivil hayatını kaybetti.

FIRAT KANTONU EKONOMİ MECLİSİ’NDEN UYARI

Kobani’ye yönelik kuşatma nedeniyle un ve yakıt sıkıntısı yaşandığını açıklayan Fırat Kantonu Ekonomi Meclisi, süreci şöyle özetledi:

“9 gündür her yönüyle saldırı altında olan bir kuşatma içindeyiz. Çeteler Kobani’ye her taraftan saldırıyor. Kobani dört bir yandan kuşatılmış durumda. Ekonomi Meclisi olarak, sonuna kadar halkımıza tüm hizmetleri sunmak için çaba gösteriyoruz. Halkımız son derece ağır bir süreçten geçiyor. Mevcut imkanlar dahilinde halkımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Fırınlarımız hizmet vermeye devam ediyor ve un bulunduğu sürece halkımıza hizmet edeceğiz. Ancak Kobani’nin çok ağır bir kuşatma altında olması nedeniyle şu anda ekmeklik un ve yakıt azalmış durumda. Bu durum böyle devam ederse, Kobani ciddi bir krizin içine girecektir.”

Açıklamanın sonunda, “Herkesin Kobani halkına yardım etmesi ve bu savaşın acilen durdurulması gerekmektedir. Aksi halde Kobani halkı büyük krizlerle karşı karşıya kalacaktır. Herkes Kobani’ye sahip çıkmalıdır” çağrısı yapıldı.

DİYARBAKIR’DAN YARDIM ÇAĞRISI

Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu da “Acil insani yardım koridoru açılsın” talebiyle açıklama yaptı. Çand Amed Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen açıklamaya çok sayıda platform bileşeni katıldı. İlk olarak konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, yardımların Kobani’ye en hızlı şekilde ulaşması için Mürşitpınar sınır kapısının açılması gerektiğini vurguladı:

“Türkiye’de bu yardımı direk Kobani'ye ulaştırabilecek durum varken, bunun yapılmasının zorunlu olduğuna inanıyoruz. Bu konuda çalışmalarımıza, diplomasi görüşmelerimize devam edeceğiz. Önemli miktarda malzememiz hazır halde. Kapı açıldığı taktirde 2 saat içerisinde yardım konvoyumuzu hızlı şekilde ulaştırabilecek durumdayız.”

BELEDİYE EŞBAŞKANINDAN ATEŞKES ELEŞTİRİSİ

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak, konuşmasında savaşın derhal sonlandırılması çağrısında bulundu:

“Ciddi anlamda bir ateşkes olmadığını, ateşkesin ardından arka planda bazı planların masaya yatırıldığını iyi biliyoruz. Halkın sahip çıkacağı kampanyanın çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Mürşitpınar açılması gereken bir kapıdır.”

Açıklamanın Kürtçe kısmını Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, Türkçe kısmını ise platformun Eşsözcüsü Yıldız Ok Orak okudu.

İNSANİ KRİZİN BOYUTU

Açıklamada, Kobani’deki insani krizin gün geçtikçe derinleştiğine dikkat çekildi. Son haftalarda yaşanan yoğun göç nedeniyle kentin nüfusunun 500 bine yaklaştığı, mevcut altyapının bu yükü taşıyamadığı ve barınma, beslenme, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişimde ciddi bir kriz yaşandığı belirtildi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, son üç haftada 100 binden fazla insan yerinden edildi. Güvenlik durumu, kontrol noktaları ve yollardaki askeri yoğunluk insani yardımların ulaşmasını zorlaştırıyor.

YARDIM TIRLARI HAZIR, KAPI KAPALI

Uluslararası insani yardım mekanizmalarının gönderdiği yardımlar yetersiz kalırken, en hızlı ve güvenli yardım için Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın kapalı tutulması krizi daha da derinleştiriyor. Türkiye tarafından gönderildiği belirtilen 13 tır yardımın yüz binlerce insanın temel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz olduğu vurgulandı. Kobani halkının en acil ihtiyaçları arasında su, gıda, battaniye, yatak, hijyen malzemeleri ve barınma ekipmanları yer alıyor.

PLATFORMUN AÇIK ÇAĞRISI

Açıklamada şu talepler dile getirildi:

• Mürşitpınar Sınır Kapısı derhal insani yardıma açılmalıdır.

• Sivil toplum kuruluşlarının Kobani’ye doğrudan yardım ulaştırmasına izin verilmelidir.

• AFAD başta olmak üzere kamu kurumlarının bölgeye doğrudan yardım göndermesi sağlanmalı; süreçte sivil toplumla iş birliği kurulmalıdır.

• Yardım süreçleri siyasi hesaplardan arındırılmalı, şeffaf ve denetlenebilir biçimde yürütülmelidir.

Kaynak: T24