Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en köklü şehirlerinden biri olan Diyarbakır, İslam tarihi açısından da önemli kabul edilen birçok türbe ve makamı bünyesinde barındırmaktadır. Şehrin merkezinde ve ilçelerinde yer alan bu yapılar, hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görmektedir.
Diyarbakır’daki peygamber türbeleri, hikayesi ve tarihiyle birlikte özellikle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Diyarbakır’daki sahabe türbeleri araştıranlar için de örneklerin yer aldığı yapılarda, manevi huzuru arayanlar için çeşitli özellikler bulunuyor. Evliyalar, peygamberler, İslam büyükleri, tarihi kişilerin hayatını ve hikayesini Diyarbakır’da türbeler aracılığıyla öğrenebiliyorsunuz. İşte ayrıntılar…
Diyarbakır'daki Türbeler Listesi
Diyarbakır tarihi zenginliğiyle dikkat çeken kentlerimizden birisi olarak aynı zamanda derin manevi atmosferi ve mistik ortamıyla da ilgi görüyor. Şehrin dört bir yanında yer alan türbeler, manevi huzuru arayanlar için ideal bir ortamı oluştururken, türbe ve makamların listesini sizler için hazırladık. İşte detaylar…
Diyarbakır’daki türbeler listesi şu şekildedir:
- Ashab-ı Kehf – Eğil
- Hz. Enüş Peygamber Türbesi – Ergani
- Hz. Elyesa Peygamber Makamı – Eğil
- Hz. Zülkifl Makamı – Ergani
- Hz. Süleyman ve 27 Sahabe Türbeleri – Sur
- I. Kılıçarslan Makberi – Silvan
- Nasırüddevle Mansur & Sittünas Türbeleri – İçkale
- Pir Aziz Türbesi – Hani
- Sultan Sa’saa Türbesi – Sur
- Sarı Saltuk Türbesi – Sur
- Sultan Şuca Türbesi – Sur
- Şeyh Matar Makamı – Sur
İşte Diyarbakır’da mutlaka ziyaret etmeniz gereken 12 türbe ve makam…
1- Ashab-ı Kehf Eğil Peygamberler Tepesi

Ashab-ı Kehf, Eğil ilçesinde yer alan ve tarihiyle büyük bir öneme sahip makamların başında geliyor. Diyarbakır’daki türbeler ve makamları araştırıyorsanız, Ashab-ı Kehf hikayesinin gerçekleştiği mağaranın Eğil ilçesinde olduğunu söyleyelim. İlçe merkezine 15 kilometre mesafede yer alan bu mekan, Duru Köyünün kuzey bölgesinde yer alan İnceburun Dağları’nda bulunuyor.
Makamın alt bölgesinde Ashab-ı Kehf adına yapılan ve Der-i Rakim adı verilen bir kilise kalıntısı da mevcuttur. Mağara halkı anlamına gelen Ashab-ı Kehf gençleri, Efsûs şehrinde yaşıyorlardı. Bu şehrin yeri konusunda gelen rivayetler ise İzmir (Efes), Mersin (Tarsus), Kahramanmaraş (Afşin)’de olduğuna yönelik muhteliftir. Her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilen ve Eğil ilçesinde bulunan Ashab-ı Kehf Peygamberler Tepesi’ni Diyarbakır’daki türbeler listesinde değerlendirebilirsiniz.
2- Hz. Enüş Peygamber Türbesi

Diyarbakır’daki türbelerden bir diğeri Hz. Enüş Peygamber Türbesi’dir. Özellikle Diyarbakır’da peygamber türbelerini araştırıyorsanız, uğramanız gereken ilk nokta burası olmalıdır. İnanışa göre Hz. Adem’in torunu ve Hz. Şit’in oğlu olduğu iddia edilen Hz. Enüş Peygamberin hayatına dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Hz. Şit’in vefatının ardından babasının da isteği üzerine Hz. Enüş’ün bu bölgede yönetimi ele aldığı düşünülmektedir.
Diyarbakır’da türbeler arıyorsanız Hz. Enüş Peygamber Türbesi’nin Ergani ilçesinde yer alan Otluca Köyünde bulunduğunu söyleyebiliriz. Türbenin yanında bir de cami bulunurken ilgili köy, Ergani ilçe merkezine 17 kilometre mesafededir.
3- 1. Kılıçarslan Makberi

Diyarbakır’daki türbelerden bir diğeri olan 1. Kılıçarslan Makberi, Silvan ilçesinde tespit edilmiştir. Yapılan kazı çalışmalarında 1. Kılıçarslan ve kızı Saide Hatun’un mezarı bulundu. Sultan 1. Kılıçarslan’ın Silvan’da olduğu bilinen mezarı (Kubbetü’s – Sultan) için Dicle Üniversitesi’nce komisyon kurulmuştu.
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç ise bulunan gömüt ile ilgili şu bilgileri verdi:
“Sultan 1. Kılıçarslan’ın, Habur Çayı’nda boğularak şehit olduğu ve Silvan’da defnedildiği biliniyor ama mezar yeri bir türlü tespit edilemiyordu. 2 tarihçi, 1 sanat tarihçisi, 1 arkeolog ve 1 yazma eser uzmanından oluşan komisyonumuz, veriler ışığında Silvan’daki muhtemel yerleri inceledi. Yöre halkıyla hep temas halinde olundu. Güzel haber bu hafta içinde geldi. Silvan merkezindeki Orta Çeşme Parkı’ndaki türbede iki mezarın, Kılıçarslan ve kızı Saide Hanım’a ait olduğu komisyonumuz tarafından belirlendi. Anadolu tarihine ışık tutacak olan bu gelişmenin Diyarbakır ve Silvan için hayırlı neticeler vereceğini temenni ediyor, başta Valimiz Münir Karaloğlu olmak üzere katkı sunan herkese üniversitem adına teşekkür ediyorum.”
Yapılan kazı çalışmaları sonrasında 1. Kılıçarslan Makberi’nin de Diyarbakır’daki türbeler arasında değerlendirilebileceğini belirtmek gerekiyor.
4- Nasırüddevle Mansur ve Eşi Sittünas'ın Türbeleri

Diyarbakır türbeleri için bir diğer örnek Nasırüddevle Mansur ve Eşi Sittünas'ın Türbeleridir. Sur ilçe sınırları içerisindeki Cevat Paşa Mahallesi’nde yer alan bu türbeler, İçkale’de Hz. Süleyman Camii’nin kuzeydoğu bölümünde yer almaktadır. Bu türbeler yan yana olup şehrin manevi dokusuna büyük katkılar sağlamaktadır.
Nasırüddevle Mansur ve Eşi Sittünas’ın türbelerinin tarihi hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. 1898 tarihli Diyarbekir Salnamesi’nde geçen bilgilere göre türbede yatan kişilerin e’izze-i kiramdan çifte evliya hazretleri olduğu tahmin ediliyor. Ancak bazı tarihçilere göre Diyarbakır’daki türbelerden birisi olan bu yapıda Nasırüddevle Mansur ve eşi Sittünas yatmaktadır.
Diyarbakır’da türbeler listesinin bir parçası olan Nasırüddevle Mansur ve Eşi Sittünas'ın Türbeleri, günümüze dek pek çok restorasyon çalışmasından geçmiştir. Moloz taştan yapılan bu türbeler, aynı zamanda Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından da tescillenmiştir.
Her iki türbenin planı dikdörtgen bir yapıya sahiptir. Dıştan düz cam, içten ise beşik tonozla örtülü olan bu türbeler, sur duvarlarının desteklenmesi amacıyla yapılan burç üzerinde yükselmektedir. Güney ve doğu cephelerinde mazgal pencereler bulunan türbelerin kuzey cephesi ise sağırdır.
İlginizi Çekebilir: Hz. Süleyman Camii Hikayesi
5- Makam Dağı (Hz. Zülkifl Türbesi)

Diyarbakır’daki türbelerden bir diğeri olan Hz. Zülkifl Türbesi, Ergani ilçesindeki Makam Dağı sınırları içerisinde yer alıyor. Diyarbakır ve çevre illerden yoğun olarak ziyaretçilerin geldiği bu dağın Hz. Zülküf’ün makam yeri olduğu bilinmektedir. Makam Dağı’nın üzerinden görülen ilçe manzarası ise ziyaretçileri büyülüyor.
Makam Dağı Ergani ilçe merkezine 5 kilometre mesafede bulunmaktadır. 1.515 metre yüksekliğe sahip olan dağın tepesinden ilçenin tamamı görülmektedir. Diyarbakır Salnameleri’nde Nebî Zülküf makamının Ergani sınırlarında olduğundan bahsedilir. Aynı zamanda bu makamın süslenmiş bir şekilde tamir ve onarımdan geçtiği de ifade edilmektedir.
Makam Dağı’nda bulunan Hz. Zülkifl Türbesi, Diyarbakır’daki türbeler arasında en dikkat çekici yapılardan birisidir. Kim tarafından yaptırıldığına dair kesin bir bilgi bulunmuyor. Ancak 1518 tarihli Tahrir Defterlerinde bölgenin vakıf kaydının yapılması, Osmanlı öncesi dönemde yapıldığına işaret etmektedir.
İçerisinde Hz. Zülküf Peygamber’in yattığına inanılan ve türbe statüsünde olan bu yapı, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2008 yılında restore edilmiştir. Makam Dağı içerisinde aynı zamanda 20-30 kadar kişinin namaz kılabileceği küçük bir mescitte bulunuyor.
6- Pir Aziz Türbesi

Diyarbakır’da türbeler listesini merak eden kullanıcılarımız için Hani ilçesinde yer alan Pir Aziz Türbesi’nden de bahsedelim. Pir Aziz Türbesi, Hani ilçesinin Kuyular Mahallesi’nin kuzey bölgesinde Diyarbakır, Bingöl, Elazığ üçgeninde yer aldığını belirtebiliriz. Piraziz dağlarında yüksek bir tepenin üzerinde yaşadığına inanılan Pir Aziz’in Şeyh Abdulkadir Geylani’nin torunu olduğu iddia ediliyor.
Zatın İslam ordularıyla beraber bölgeye geldiği ve ilgili tepede şehit düştüğüne yönelik bilgiler de mevcuttur. Diyarbakır türbeleri arasında Hani ilçesi açısından en çok ziyaret edilen türbelerden birisi olan Pir Aziz Türbesi etrafında aynı zamanda mesire alanı, yamaç paraşütü yapılacak yerler dahil olmak üzere pek çok etkinlik alanı da bulunuyor.
7- Sultan Sa'saa Türbesi

Diyarbakır’da sahabe ve peygamber türbeleri arayanlar için bir diğer yapı olan Sultan Sa’saa Türbesi’ne dair bilgileri aktaralım. Diyarbakır’daki türbeler arasında yer alan Sultan Sa’saa türbesinde yatan kişinin adı, 1890 tarihli Diyarbakır Salnamesi’nde Sa’saa b. Mâzin el-Medenî olarak geçmektedir.
Aynı zamanda Sultan Sa’saa’nın Sa’saa b. Sûhân olması ihtimalinde duran bazı araştırmacılar da bulunmaktadır. Diyarbakır fethinin anlatıldığı Futûhu’ş-Şâm adlı eserde ise Sa’saa b. Amr b. Savhan el-Abdî olarak verilmektedir.
Diyarbakır’daki türbelerden birisi olan Sultan Sa’saa Türbesi, yakın zamana kadar sahabe türbesi olarak bilinen tek yapıydı. Ulu Camii ve Hasan Paşa Hanı arasında yer alan Sa’saa Camii alanındaki türbe, günümüze kadar pek çok restorasyon çalışmasından geçti. Ancak burada yatan kişinin Hz. Sa’saa olduğu yönündeki bilgiler kesin değildir.
8- Sarı Saltuk Türbesi

Diyarbakır’daki türbeleri merak eden kullanıcılarımız için Sarı Saltuk Türbesi’nden de söz edelim. Dünyanın pek çok yerinde türbesi olduğu bilinen Sarı Saltuk, kaynaklarda gazi, derviş, mücahid, mübarek, zat, ermiş, alp-eren gibi sıfatlarla anılmıştır. Alevi, Sünni ve Bektaşi çevrelerinde de farklı yönleriyle benimsenmiştir.
Diyarbakır’da türbeleri araştırıyorsanız Sarı Saltug Türbesi’nin Sur ilçesinde Melikahmet Mahallesi’nde olduğunu belirtelim. Urfa Kapısı’nın karşı bölümünde yer alan türbenin ne zaman yapıldığı ise bilinmemektedir. Kaynaklarda yer alan bilgiye göre burada yatan kişinin Sarı Sadık lakaplı Gülşeniyye Tarikatı mensubu olan Şeyh Sadık Ali olduğu belirtilir.
Sarı Saltuk Türbesi, Diyarbakır’daki türbeler arasında halk inanışı açısından en önemli kabul edilen yapıdır. Türbenin batı bölümünde kapı yer alırken, doğusunda ise küçük bir mescit bulunur. Sekiz köşeli tasarıma sahip ve kesme taştan yapılan bu türbe, iç bölgeden bir kubbe ve dış bölgeden de yüksek bir kasnak üzerinde piramit biçimindeki çatıyla örtülüdür.
9- Sultan Şuca Türbesi

Diyarbakır’daki türbelerden bir diğeri olan Sultan Şuca Türbesi hakkında salnamelerden bilgi alınabilmektedir. Salnamelere göre Sahabe-i Kiramdan Sultan Şücaeddin Hazretleri, Mardin Kapı’da yer alan Hz. Ömer Cami-i Şerifi civarındaki bu türbede medfundur. Sultan Şuca Türbesi’nin günümüzdeki halinin 1183-1231 yılları arasında şehre hakim olan Artukoğulları döneminde Sultan Melikşah’ın torunu olan Sultan Şuca tarafından 1208-09 yılları arasında yaptırıldığı sanılır.
Kare planlı bir yapıya sahip olan türbe, piramit biçiminde bir çatıyla örtülüdür. İçeriden kubbeyle örtülü olan türbeye geçiş mukarnaslı tromplarla sağlanır. Dış yüzerinde ise değişik dönemlerde yapılan onarım çalışmalarının izleri görülmektedir.
Siyah beyaz yontma taş örgülü olan Diyarbakır’daki türbelerden Sultan Şuca Türbesi, merkez Sur ilçesi Alipaşa Mahallesi’nde turistik cadde üzerindeki Mardin Kapı bölgesinde yer almaktadır.
10-Hz. Elyesa Peygamber Makamı

Hz. Elyesa Peygamber Makamı, Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde bulunur. İlçe, halk arasında “peygamberler diyarı” olarak da anılır; çünkü bölgede Hz. Zülkifl makamı ile birlikte farklı peygamberlere atfedilen ziyaret noktaları yer alır.
Hz. Elyesa, İslami gelenekte adı geçen peygamberler arasında sayılır. Eğil’deki ziyaret noktası “makam/türbe” olarak bilinir; bölgeye gelen ziyaretçiler, burayı genellikle dua etmek, manevi atmosferi yaşamak ve inanç turizmi kapsamında görmek amacıyla ziyaret eder.
Dicle Baraj Gölü ve 1995 Nakli

Baraj yapılmadan önce Hz. Elyesa ve Hz. Zülkifl’e atfedilen kabirlerin Dicle Nehri kıyısında bulunduğu,
Dicle Baraj Gölü’nün devreye girmesiyle bu alanın sular altında kalma riski oluştuğu,
Bu nedenle kabirlerin 13–16 Eylül 1995 tarihlerinde oluşturulan bir komisyon tarafından Nebi Harun Tepesi’ne taşındığı ve burada inşa edilen türbeye nakledildiği resmî kaynaklarda yer alır.
11- Hz. Süleyman ve 27 Sahabe Türbeleri

Hz. Süleyman ve 27 Sahabe Türbeleri, Diyarbakır’ın merkez ilçesi olan Sur sınırları içinde, İçkale yerleşkesinde bulunan Hz. Süleyman Camii içerisinde yer almaktadır.
27 Sahabe Kimdir?
İslami kaynaklar ve yerel rivayetlere göre, Diyarbakır’ın 639 yılında İslam orduları tarafından fethedilmesi sırasında, Hz. Süleyman bin Halid bin Velid (Halid bin Velid’in oğlu olduğu rivayet edilir) komutasındaki bir birlik şehirde çatışmalara girmiştir.
Bu çatışmalar sırasında:Hz. Süleyman ve Onunla birlikte bulunan 27 sahabe şehit düşmüştür.
Hz. Süleyman Camii ve Türbeler Kompleksi
Hz. Süleyman Camii, yalnızca bir ibadet alanı değil; türbeler, hazire ve ziyaret mekânlarını bünyesinde barındıran çok katmanlı bir dini yapıdır.
Kompleks içerisinde: Hz. Süleyman’a atfedilen türbe, Yan yana dizilmiş 27 sahabe kabri, Ziyaret ve dua alanları bulunmaktadır.
Manevi Önemi ve Halk İnancı
Hz. Süleyman ve 27 Sahabe Türbeleri:
Adak adamak, Şifa ve huzur dilemek, Dua etmek amacıyla yoğun şekilde ziyaret edilir.

Cuma günleri, Kandil geceleri, Ramazan ayı boyunca ziyaretçi yoğunluğu artmaktadır.
Diyarbakır halkı arasında burası, “niyetlerin kabul olduğu yer” olarak da anılır.
12- Şeyh Matar Makamı

Şeyh Matar Makamı, Diyarbakır’ın tarihi merkezi olan Sur ilçesinde, kentin simge yapılarından biri olan Dört Ayaklı Minare çevresinde anılmaktadır.
Makam, resmî olarak bağımsız bir türbe yapısı şeklinde değil; Dört Ayaklı Minare ve Şeyh Mutahhar Camii çevresinde oluşmuş manevi bir ziyaret noktası olarak kabul edilmektedir.
Şeyh Matar Kimdir? (Halk İnancı ve Rivayetler)
Şeyh Matar hakkında tarihî kaynaklarda ayrıntılı ve kesin bilgiler bulunmamaktadır. Ancak Diyarbakır halk anlatılarına göre:
Şeyh Matar, evliya ve arif bir zat olarak kabul edilir
Yaşadığı dönemde ilim, irfan ve tasavvufla meşgul olduğu rivayet edilir
İsminin, Dört Ayaklı Minare’nin bulunduğu Şeyh Mutahhar Camii ile bağlantılı olduğu düşünülür
Bu nedenle halk arasında yapı ve çevresi zamanla “Şeyh Matar Makamı” olarak anılmaya başlanmıştır.
Dua ve Adak Geleneği
Şeyh Matar Makamı, Diyarbakır’da dua ve adak geleneğinin en güçlü yaşatıldığı noktalardan biridir.
Halk arasında yaygın olan inanışlara göre:
Burada edilen duaların kabul olacağına inanılır
Özellikle sağlık, bereket ve huzur için niyet edilir
Bazı ziyaretçiler adak niyetiyle sadaka verir
Minarenin ayaklarından geçmenin Çevresinde dua etmenin kişiye manevi ferahlık verdiğine inanıldığı anlatılır.
Dört Ayaklı Minare ile Manevi Bağ

Dört Ayaklı Minare, Diyarbakır’daki tek dört ayaklı minare olmasıyla mimari açıdan eşsizdir. Ancak yapı, sadece mimarisiyle değil, manevi anlamıyla da öne çıkar.
Halk inancına göre:
Minarenin dört ayağı, adalet, doğruluk, ilim ve inancı simgeler
Bu sembolizm, Şeyh Matar’ın manevi kişiliğiyle özdeşleştirilmiştir
Bu nedenle Şeyh Matar Makamı, fiziksel bir türbeden ziyade ruhani bir merkez olarak kabul edilir.
İnanç Turizmi Açısından Önemi
Şeyh Matar Makamı:
Diyarbakır’daki evliya makamları arasında sayılır
Özellikle Sur içini gezen ziyaretçilerin uğradığı duraklardan biridir
Hz. Süleyman Camii, Ulu Camii ve Sarı Saltuk Türbesi gibi noktalarla birlikte anılır
Bu yönüyle, Diyarbakır’ın sözlü inanç mirasının yaşayan örneklerinden biridir.





