Diyarbakır Dişhekimleri Odası Başkanı Ali İhsan Güney ile Hekim Birliği Sendikası ve Kamu Dişhekimleri Derneği temsilcileri, Diyarbakır Dişhekimleri Odası’nda bir araya gelerek Diyarbakır Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde yaşanan idari sorunlar ve mobbing iddialarına ilişkin ortak bir değerlendirme yaptı. Güney, aylardır çeşitli kurumlara yapılan başvurulara rağmen hiçbir somut adım atılmadığını belirterek, “Diyarbakır Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi'nde neler oluyor” sorusuyla açıklamasına başladı.

KURUMLARA YAPILAN BAŞVURULARDA SONUÇ ALINAMADI

Güney, sorunların hekimlerden gelen talepler doğrultusunda gündeme getirildiğini, 28 Ekim 2025’te yaklaşık 70 hekimin dilekçeyle İl Sağlık Müdürlüğü’ne başvurduğunu hatırlattı. Aynı tarihte İl Sağlık Müdürü ile yapılan görüşmede sorunların doğrudan iletildiğini ancak bir ilerleme kaydedilmediğini belirten Güney, 13 Kasım 2025’te yapılan ikinci başvuruya da yanıt verilmediğini aktardı. Bunun üzerine konunun Diyarbakır Valiliği’ne taşındığını ve 21 Kasım 2025’te İl İdare Kurulu’na başvuruda bulunulduğunu söyledi.

“KEYFİ YÖNETİM VE MOBBİNG” İDDİALARI

Güney, hastanede uygulanan yönetim anlayışının hekimleri yıprattığını ifade ederek, “Keyfi ve etik olmayan yönetim tarzı, mobbinge varan baskılar hekimleri yıpratıyor” dedi. Başhekim tarafından “benden olan ya da benim dünya görüşümün dışında kalan” şeklinde bir ayrım yapıldığını ve bu yaklaşım nedeniyle hekimlerin mağduriyet yaşadığını ileri sürdü. Çalışma yerlerinin ve görev şekillerinin kişisel tasarruflarla değiştirildiğini, bunun da huzursuzluğa yol açtığını dile getirdi.

GÖREVLENDİRMELERDE KEYFİLİK İDDİASI

Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin merkez bina ve üç semt polikliniğinde hizmet verdiğini hatırlatan Güney, hekimlerin verimli çalıştıkları birimlerden alınıp farklı polikliniklere veya MHRS birimlerine yönlendirildiğini söyledi. Bu uygulamaların kurumsal ihtiyaçtan ziyade kişisel tercihlerle hayata geçirildiğini savunan Güney, görevlendirmelerin zamanla baskı aracı haline geldiğini, hekimlerin çalışma düzeni ile özel hayatının olumsuz etkilendiğini ifade etti. Geçici görevlendirmelerin de kişisel anlaşmazlıklara bağlı olarak ceza niteliğinde kullanıldığını öne sürdü.

ÇALIŞMA BARIŞINDAKİ BOZULMA

Güney, bu yönetim yaklaşımının çalışma barışını ciddi biçimde zedelediğini, hekimlerde huzursuzluk ve isteksizlik oluşturduğunu belirtti. Çalışma verimliliğinin düşmesiyle kurumun hizmet kapasitesinin azaldığını, performans sonuçlarında da belirgin gerileme görüldüğünü söyledi. Bu durumun ülke genelinde benzer kurumlara yönelik “on bin altı performans neden yapılamıyor” şeklindeki tartışmaları artırdığını ifade etti.

HEKİMLERDE PSİKOLOJİK YIPRANMA

Açıklamada hekimlerin psikolojik olarak etkilendiği de vurgulandı. Güney, maddi karşılığını alamayan, iletişim kurulamayan ve baskı altında hisseden hekimlerin “tam anlamıyla moddan düştüğünü” belirtti. Bu durumun “yeşil alan” olarak bilinen uzmanlık bölümlerine sevk edilen hasta sayısında artışa yol açtığını, bunun da bekleme sürelerini yükselttiğini söyledi. Tüm olumsuzluklara rağmen hekimlerin mesleki sorumlulukla hareket ederek sorunları hastalara yansıtmamaya çalıştığını ifade etti.

LİYAKAT VURGUSU VE ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Güney, çözümün liyakatli ve iletişime açık bir yönetim yapılanmasından geçtiğini belirtti. Hekimlerin performansının artacağı, hizmet kalitesinin yükseleceği ve çalışma barışının yeniden sağlanacağı bir idari yapıya ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı’ndan konuyla ilgili özel bir hassasiyet gösterilmesini beklediklerini dile getiren Güney, çalışanların güvenini sağlayabilecek nitelikte bir görevlendirme talep ettiklerini ifade etti. Hekimlerin bugüne kadar yaşanan sorunları işlerine yansıtmadan profesyonel bir şekilde görev yaptığını, ancak bundan sonraki süreçte taleplerinin ciddiyetle değerlendirilmesinin temel beklenti olduğunu vurguladı.

AÇIKLAMAYA VERİLEN DESTEK

Toplantıya Hekimsen Diyarbakır İl Temsilcisi Dr. Haçım Hizol ile Sağlık Emekçileri Sendikası Amed Eş Başkanı Mehmet Nur Ulus’un da destek verdiği bilgisi paylaşıldı.

Kaynak: ANKA